BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK İSTANBUL 2 NO’LU BAROSU'NUN ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

BAKAN GÜRLEK: “BİZLER DEVASA BİR ÇINARIN AYNI KÖKE BAĞLI, AYNI GÖVDEYE TUTUNAN DALLARI VE BUDAKLARIYIZ”

“ÜLKEMİZİN EVRENSEL HUKUK DEĞERLERİ BAKIMINDAN DAHA İLERİ NOKTALARA ULAŞMASI KONUSUNDA AYRIMIZ GAYRIMIZ YOK”

“SAVUNMA HAKKI HUKUK SİSTEMİMİZİN EN GÜÇLÜ VE EN DEĞERLİ UNSURLARINDAN BİRİDİR”

İsimlerin önündeki sıfatlar farklı olsa da aynı amaca hizmet ettiklerini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Bizler devasa bir çınarın aynı köke bağlı, aynı gövdeye tutunan dalları ve budaklarıyız. Demokratik hukuk sistemimizde ülkemizin evrensel hukuk değerleri bakımından daha ileri noktalara ulaşması konusunda ayrımız gayrımız yok. Yağmurda, fırtınada ve güneşte yani iyi veya kötü her durumda aynı ölçüde etkilenen bir bütünüz” dedi.

İstanbul 2 No’lu Barosu’nun düzenlediği Adli Yıl Açılış Programına katılan Bakan Gürlek, ev sahipliği dolayısıyla Baro Başkanı Avukat Yasin Şamlı ve yönetim kurulunu teşekkür etti.

Yargının üç temel ayağından biri olan savunmayı temsil eden ‘Avukatlık Müessesi’nin hukukun gelişmesi ve demokrasinin güçlenmesine önemli katkı sağladığını ifade eden Bakan Gürlek, “Bu anlayışla faaliyet gösteren ve kıymetli mensuplarını bünyesinde barındıran İstanbul 2 No’lu baromuzun çalışmalarını takdir ile karşıladığımı özellikle ifade etmek istiyorum” dedi.

Bakan Gürlek, yeni adli yılın ülkemiz, milletimiz ve hukuk camiası için hayırlı olması temennisinde bulundu.

“İŞ BİRLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Avukatları temsil eden Barolar ile Bakanlığın çalışma ve istişare köprülerini hiçbir zaman koparmadıklarını belirten Bakan Gürlek, “Aksine bu yolların genişletilmesi için iş birliğimizin güçlenmesi için tüm gayretimiz ve samimiyetimizle istişare ortamlarını muhafaza ediyoruz. Aynı zamanda İstanbul 2 No’lu Baromuzun yönetimiyle avukatlarımızın çalışma şartlarını ve mesleki gereksinimleri konusunda oluşturulan çalışma grupları vasıtasıyla daima diyalog halinde olduğumuzu bilmenizi isterim” ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, göreve geldiği tarihten itibaren gerçekleştirdiği İl ziyaretlerinde mutlaka baroları ve baro yönetimlerini ziyaret ettiğini ifade etti.

Aynı zamanda Bakan Gürlek, İstanbul 2 No’lu Barosunun meslek odaklı anlayışını son derece kıymetli bulduğunu kaydetti.

“DEVASA BİR ÇINARIN DALLARI VE BUDAKLARIYIZ”

İsimlerin önündeki sıfatlar farklı olsa da aynı amaca hizmet ettiklerini söyleyen Bakan Gürlek, “Bizler devasa bir çınarın aynı köke bağlı, aynı gövdeye tutunan dalları ve budaklarıyız. Demokratik hukuk sistemimizde ülkemizin evrensel hukuk değerleri bakımından daha ileri noktalara ulaşması konusunda ayrımız gayrımız yok. Yağmurda, fırtınada ve güneşte yani iyi veya kötü her durumda aynı ölçüde etkilenen bir bütünüz. İsimlerimizin önündeki sıfatlar farklı olsa da aynı amaca hizmet eden görev neferleriyiz. Bu sebeple değerli Baromuzun, Bakanlığımıza önerileceği her türlü yapıcı, öngörülü ve çözüm odaklı projeye kapımız sonuna kadar açıktır” diye konuştu.

“BATILI ÜLKELERİN HUKUK VE İNSAN HAKLARI SÖYLEMLERİNDEKİ ÇİFTE STANDARTLARA HEPİMİZ ŞAHİDİZ”

Dünya hukuk düzenin adaletin yerinde ve zamanında tecelli etmesi konusunda çok ciddi bir sınav verdiğini dile getiren Bakan Gürlek, “Açıkça ifade etmek isterim ki evrensel hukuk değerlerini savunduğunu ifade eden batılı ülkelerin yaklaşımını son yıllarda bir güven kaybına uğramış, insanlık onuru çağdaş hukuk anlayışı karşısında adeta sahipsiz bırakılmıştır. Neden bahsettiğimi hepiniz anlamışsınızdır. Son yıllarda Orta Doğu coğrafyamızda çok sayıda insan hakkı ihlalinin yaşandığı, güçlünün zayıfı zulmüyle karşı karşıya bıraktığı, katliamların ve göçe zorlamaların sıradanlaştığı, insanlığın kabullenmemesi gereken ağır bir tabloyla karşılaştığı bir ortamdayız” dedi. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başta Filistin ve Gazze'de yaşananlar olmak üzere batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz. Yıllardır insan hakları söylemini kendi çıkarları doğrultusunda temelsiz ve ön yargılı bir biçimde örtülü bir baskı aracı haline getiren anlayışların gerçek ve somut mağduriyetler karşısında nasıl körleştiğini, nasıl sağırlaştığını, kendi çıkarları uğruna, zulme, işgale, katliama ve işkenceye karşı nasıl sessiz kaldığını hepimiz görüyoruz. Değerli dostlar, Gazze'de yaşanan zulüm karşısında Türkiye ve birkaç dost ülke haricinde hukuk ve adalet temelinde yeterince güçlü itirazların yükselmediğini görüyoruz.”

“TÜRKİYE MAZLUMUN UMUDU OLMAYA DEVAM EDECEK”

Batının hukuk ve insan hakları alanında oluşturduğu üstünlük iddiası ciddi biçimde sorgulanır hale geldiğini ifade eden Bakan Gürlek, “Batı kendi coğrafyasında yaşanan işgal ve savaşlarda rakip olarak gördüğü ülkelere ait kültür ve sanat eserlerine yönelik yasaklayıcı tutumlar sergileyecek kadar hukuk ve sağduyudan maalesef uzaklaşmıştır” diye konuştu.

Bakan Gürlek Türkiye’nin özellikle bölgede, tarihten aldığı güçlü mirasla mazlumların umudu olmaya devam edeceğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Yeter ki iç cephemizi güçlendirelim. Öncelikle ülkemizin güvenli geleceğini inşa edelim ve insanlığın huzur ve barışı için en verimli katkılar sağlamaya devam edelim” dedi.

2 NO’LU BARONUN GAZZE KONUSUNDAKİ HASSASİYETİNİ VURGULADI

Gazze konusunda İstanbul 2 No’lu Barosunun ortaya koyduğu hassasiyet ve gayretin her türlü takdirin üzerinde kıymetli bir mücadele olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, “Baromuz bünyesinde oluşturulan Filistin Komisyonu başta olmak üzere hukukun ve insanlık onurunun savunulması amacıyla yürütülen çalışmaları son derece kıymetli buluyoruz. Baro yönetimini ve siz değerli üyelerimizi bu onurlu mücadelede gösterdiğiniz hassasiyet ve verdiğiniz emekler için gerçekten samimiyetle kutluyorum” dedi.

“SAVUNMA HAKKI HUKUK SİSTEMİMİZİN EN GÜÇLÜ VE EN DEĞERLİ UNSURLARINDAN BİRİDİR”

Avukatlık mesleğinin yalnızca bir meslek olarak görülmemesi gerektiğini, vatana ve millete hizmet noktasında görev bilinciyle hareket eden, saygın ve güven veren bir müessese olduğunu belirten Adalet Bakanı Gürlek, savunma hakkının hukuk sisteminin en güçlü ve değerli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye’de barolara kayıtlı 200 binin üzerinde avukat bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Avukatlık yalnızca bir meslek olarak algılanmamalı, vatana ve millete hizmet noktasında görev bilinciyle hareket eden, saygınlığını koruyan ve güven veren bir müessesi olarak yoluna devam etmelidir. Bu kutsal görev bilincine zarar verebilecek ve adil yargılama süreçlerinde kişisel çıkarlar doğrultusunda etkilemeye yönelebilecek tutumlara karşı mesleğin kendi etik değerleri içerisinde güçlü bir hassasiyet gösterilmesinin önemini özellikle ifade etmek isterim. Elbette savunma hakkı hukuk sistemimizin en güçlü ve en değerli unsurlarından biridir. Ancak bu kutsal mesleği temsil eden bazı kişi ve kurumların mesleki amaçlardan uzaklaşarak siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalması bizleri son derece üzmektedir.” dedi.

“HİÇBİR MARJİNAL ANLAYIŞIN ETKİSİ ALTINA GİRMEDEN MESLEKİ BAĞIMSIZLIĞINI VE SAYGINLIĞINI MUHAFAZA ETMESİNİ ÖNEMSİYORUZ”

Bakan Gürlek, avukatların mesleki bağımsızlığını ve saygınlığını hiçbir marjinal anlayışın etkisi altında kalmadan muhafaza etmesini önemsediklerini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu devasa yapı ülkemizin eğitim nesilleri konusunda sahip olduğu ve en önemli zenginliklerinden birisidir. Bununla gurur duyuyoruz. Bu kıymetli birikimin ülkemizin kalkınmasına, birlik ve beraberliğimizin korunmasına ve özellikle hukuk sistemimizin güçlü bir şekilde gelişmesine katkı sunmasını hiçbir marjinal anlayışın etkisi altına girmeden mesleki bağımsızlığını ve saygınlığını daima muhafaza etmesini son derece önemsiyoruz.”

“AYNI AMACA HİZMET EDİYORUZ”

Avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların hassasiyetle sürdürüldüğünü belirten Bakan Gürlek, “Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak avukat dostlarımızın çalışma şartlarının iyileşmesine ve adliyelerimizde mesleklerini en iyi şekilde icra edebilmelerine yönelik çalışmalarımızı büyük bir hassasiyette sürdürdüğümüzü bilmenizi isterim. Sizler ve bizler aynı gemide, aynı yöne doğru ilerliyor, aynı amaca hizmet ediyoruz. Ortak gayemiz vatandaşlarımızın adalet sisteminden bekledikleri hizmeti yerinde ve zamanında karşılamaktır.” dedi.

“HEP BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ HUKUK SİSTEMİ VE ADİL BİR DÜZENİN İNŞASI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZIN GEREKTİĞİNİN BİLİNCİNİ MUHAFAZA ETMELİYİZ”

Yargı çatısı altında farklı görevler üstlenilse de ortak amacın adaletin tecellisini sağlamak olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, samimi eleştirilere ve yapıcı önerilere her zaman açık olduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vatandaşlarımıza ve devletimize hizmet şuuru ve görev aşkıyla hareket eden paydaşlarız. Sorunlar ve bunlara üreteceğimiz çözümler bizim için en güçlü ortak paydamızdır. Hep birlikte aynı masa etrafında daha güçlü hukuk sistemi ve vicdanlarda karşılık bulan adil bir düzenin inşası için çalışmalarımızın gerektiğinin bilincini muhafaza etmeliyiz. Samimi eleştirilere ve yapıcı önerilere her zaman açığız. Bununla birlikte kişisel çıkarları doğrultusunda devletin kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan haksız ve mesnetsiz yaklaşımlar karşısında kurumlarımızın hukukunu ve itibarını kararlılıkla korumaya devam edeceğiz.”

2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında savunmanın güçlendirilmesi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılımının temel öncelikler arasında yer aldığını ifade eden Bakan Gürlek, Yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarının sürdüğünü kaydetti. Avukatların bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesi, stajyer ve genç avukatlara sağlanacak destekler, avukatların mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi dahil birçok alanda çalışma yürütüldüğünü belirten Bakan Gürlek, CMK ve adli yardım hizmetlerinin güçlendirilmesi, avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, adliyelerde çalışma şartlarının iyileştirilmesi, UYAP ve e-Duruşma uygulamalarının geliştirilmesi ile avukata yönelik şiddetle etkin mücadelenin de gündemlerinde olduğunu söyledi.

Bakan Gürlek, “CMK ve adli yardım hizmetlerinin güçlendirilmesi, avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, adliyelerde çalışma şartlarının iyileştirilmesi, UYAP ve E-Duruşma uygulamalarının geliştirilmesiyle avukata yönelik şiddete etkin mücadele konularını da yakından takip ediyoruz. Koruyucu hukuk anlayışının geliştirmesi, avukatlarla temsilin yaygınlaştırılması ve tüm bu çalışmaların barolarımızla güçlü bir istişare içerisinde yürütülmesi konusundaki kararlılığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum “dedi.

AVUKATLARIN SİLAH RUHSATLARINA İLİŞKİN DÜZENLEME YAPILACAK”

Avukatların silah ruhsatlarına ilişkin ücretler konusunda talepleri bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, şöyle konuştu: “Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık. İnşallah Ekim ayındaki pakete silah ruhsatının ücretlerinin yarısının bir defaya mahsus alınması daha sonra yenilemede ücretlerin alınmaması konusunda ortak bir mutabakata vardık.

“HEDEF SÜRELERE MUTLAKA RİAYET EDİLECEK, AVUKATLARIMIZ DAVA AÇTIĞI ZAMAN BİTECEĞİNİ BİLMEK ZORUNDA”

Yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemini anlatan Bakan Gürlek, uzun adli süreçlerin vatandaşlar ve avukatlar açısından oluşturduğu zaman ve emek kaybını önlemeye yönelik çalışmaların uygulamaya geçirildiğini söyledi. Hedef süre uygulamasına özellikle önem verdiklerini belirten Bakan Gürlek, “Özellikle yargıda hedef süreye hâkim-savcı arkadaşlarımız mutlaka riayet edecek. Avukatlarımız dava açtığı zaman bu davanın ne kadar sürede biteceğini bilmek zorunda.” diye konuştu.

Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda sonuçlandırılmasının hedeflendiğini belirten Bakan Gürlek, ekim ayında gündeme gelecek pakette boşanma davalarının uzamasını önlemeye yönelik tedbirlerin de bulunduğunu, süresiz nafaka konusunda da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından bazı yasal düzenlemeler hazırlandığını kaydetti.

“AYNI AİLENİN PARÇASIYIZ”

Uygulamadan geldiği için avukatların yaşadığı soruları yakından bildiğini anlatan Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben uygulamadan geliyorum. Yargının üç sacayağından biri avukatlarımızın yaşadığı sorunları yakından biliyorum. Özellikle kalem personeliyle mahkeme kalemlerinde yaşadığı sorunları biliyorum. İnşallah bu konuda da hakim, savcı meslektaşlarımız başta olmak üzere adalet teşkilatımızın diğer meslektaşlarımızın bu konuda avukatlarımıza karşı tutum ve davranışlarında gerekli kibar, nezaket, insan ölçülere ulaşması, hassasiyet gösterilmesi konusunda her gittiğim yerde söylüyorum. Biz geniş bir aileyiz. Aynı ailenin parçasıyız. Biz 27 bin 500 kişilik hakim-savcıyız. Aynı zamanda da 211 bin kişilik bir avukat camiamız aynı ailenin ferdiyiz. İnşallah bu sorunları yeni adli yılımızda sizler de pratikte göreceksiniz.”

Adalet Bakanı Gürlek, güçlü Türkiye'ye giden yolda, adaletin yüzyılına açılan kapıda, sivil anayasanın inşa edilmesi konusunda kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini vurguladı.