Erişilebilirlik Menüsü

Ekran Okuyucu

Seçili Alan Okuyucu

Bağlantı Vurgula İkonu

Bağlantı Vurgula

Metni Büyüt İkonu

Büyük Metin

Metni Sola Hizala

İmleç

Okuma Kılavuzu

Okuma Maskesi

Disleksi Dostu

Kontrast

Solgunlaştırma

Düşük Doygunluk

Yüksek Doygunluk

ADALET BAKANI GÜRLEK’TEN DÜNYAYA KÜRESEL ADALET ÇAĞRISI: “ADALETİ YALNIZCA KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, HERKES İÇİN İSTEYELİM ÇÜNKÜ ADALET PAYLAŞILDIKÇA BARIŞ DA ÇOĞALIR”
09.10.2026

“ADALET GÜÇLÜLERİN LÜTFU DEĞİL, HER İNSANIN DOĞUŞTAN GELEN HAKKIDIR”

“KUVVETSİZ ADALET ACİZ, ADALETSİZ KUVVET ZALİMDİR”

ADALET BAKANI GÜRLEK, ULUSLARARASI ADALET ZİRVESİ’NİN KAPANIŞINDA KONUŞTU

Adalet Bakanı Akın Gürlek, uluslararası hukukun herkese ve her şartta aynı ölçüyle uygulanması gerektiğini vurgulayarak “Adaleti yalnızca kendimiz için değil, herkes için isteyelim. Çünkü adalet paylaşıldıkça barış da çoğalır” dedi.

Küresel barışın ancak adalet ve ortak vicdan temelinde tesis edilebileceğini belirten Bakan Gürlek, “Adalet, güçlülerin bir lütfu değil, her insanın doğuştan gelen hakkıdır” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen Uluslararası Adalet Zirvesi’nin kapanış programında konuştu. İstanbul’un yüzyıllardır Doğu ile Batı arasında medeniyet köprüsü olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, farklı ülkelerden gelen heyetleri Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu vurguladı.

“İNSANLIK VİCDANI HER ACIYA AYNI HASSASİYETLE YAKLAŞMALI”

Barışın ve huzurun hakim olduğu bir dünya temennisiyle konuşmasına başlayan Bakan Gürlek, daha adil ve yaşanabilir bir dünya için insanlık vicdanının ayrım gözetmeden hareket etmesi gerektiğini belirterek, Afrika’da açlık ve hastalık nedeniyle yaşamını yitiren çocuklardan Gazze’de yıkılan yuvalara, Lübnan ve Suriye’de yaşanan acılara kadar dünyanın her bölgesindeki insanlık dramlarının aynı hassasiyetle karşılanması gerektiğini söyledi. Bakan Gürlek, “Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak barışın ve huzurun hakim olduğu bir dünya temennisiyle konuşmaya başlamak istiyorum. Bu müstesna günde sürdürülebilir küresel adalet özlemiyle gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmayı hep birlikte arzuluyoruz. Bu arayışın temelinde insanlık vicdanının her acıya aynı hassasiyetle yaklaşması vardır. Aynı zaman dilimi içinde Adriyatik'te bir balinanın yaşama hakkı ya da Körfez'de bir karabatağın petrole bulaşmış hali insanlık vicdanı için ne kadar önem arzuluyorsa, Afrika'da açlık ve hastalıktan ölen çocukların acısı, Gazze'de yıkılan yuvaların hüznü, Lübnan'da, Suriye'de ve dünyanın birçok köşesinde zulme uğrayan halkların katledilen kadınların çocukların acısı da aynı hassasiyetle karşılık bulmalıdır. Bu, yüzyılımızın en çok ihtiyaç duyduğu temel insanlık değerlerinden biridir.” diye konuştu.

“ADALET, BARIŞIN, GÜVENİN, TOPLUMSAL HUZURUN TEMELİDİR”

Bakan Gürlek, zirvede ele alınan bütün konuların ortak bir noktada buluştuğunu belirterek, bunu “Kuvvetsiz adalet aciz, adaletsiz kuvvet zalimdir” sözüyle tanımladı. Hukukun yalnızca toplumsal düzenin değil, insan onurunun da güvencesi olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, “Adalet, barışın, güvenin, toplumsal huzurun ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Adalet, güçlülerin bir lütfu değil, her insanın doğuştan gelen hakkıdır. Bu hakkın gereği olarak insan onuru güçlünün karşısında korunmalı, dünya hesap verilebilir bir nizama evrilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA BARIŞI HAKİM KILACAK TEK EVRENSEL ZEMİN, ORTAK AKIL VE VİCDANIN TEMSİL ETTİĞİ ADİL BİR DÜNYA DÜZENİDİR”

Küresel sistemin giderek daha büyük risklerle karşı karşıya kaldığını belirten Bakan Gürlek, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan uluslararası mekanizmaların yeniden sorgulanması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in sorunların çözümündeki durumuna da değinen Bakan Gürlek şöyle konuştu:

İkinci Dünya Savaşı'nın olağanüstü yıkımından ibret alınarak kurulan Birleşmiş Milletler artık çözümlerin merkezi olmaktan çıkmış, adeta savaş ve işgallerin meşrulaştığı bir güç haline gelmiştir. Bu acıları yaşayan ve onlardan ibret alan nesillerin yerini zamanla yeni nesiller alıyor. Ancak tarihin bu acı deneyimleri unutulduğunda aynı kısır döngü yeniden başlıyor, küresel adalet ve hukuk bir kenara itilerek dünya yeni bir uçuruma sürükleniyor. Küresel dünya artık bu tür suistimaller karşısında huzur ve güveni, barış ve kardeşliği sürdürmekte zorlanıyor. Dünya yeni bir savaşı taşıyacak güçte değildir. Hele de günümüzde birçok devletin nükleer güce sahip olduğu düşünüldüğünde yaşanacak bir savaşın tahmin edilenden daha çok büyük sonuçlar doğuracağı açıktır. İşte bu sebeple dünyada barışı hakim kılacak tek evrensel zemin, ortak akıl ve vicdanın temsil ettiği adil bir dünya düzenidir.”

BAKAN GÜRLEK, İBN HALDUN’UN SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Konuşmasında İbn Haldun’a da atıfta bulunan Bakan Gürlek, “Zulüm medeniyeti ve kalkınmayı harap eder” sözünü hatırlattı.

Dünyanın neresinde zulüm ve işgal varsa bunun insanlığın ortak medeniyetinin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, uluslararası hukukun herkese ve her şartta aynı ölçüyle uygulanmasının önemine işaret etti. Bakan Gürlek, bunun hem mağdurların yaralarının sarılmasını hem de hukuka duyulan güvenin güçlenmesini sağlayacağını belirterek şöyle dedi:

“Dünyanın neresinde zulüm ve işgal varsa emin olun bu durum insanlığın ortak medeniyetinin gelişmesi önündeki en büyük engeldir. Uluslararası hukuk herkese ve her şartta aynı ölçüyle uygulandığında hem mağdurların yarasına şifa olur hem de hukuka duyulan güven her gün biraz daha büyür.”

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN DÜNYA BARIŞINA SUNDUĞU KATKILAR SAYMAKLA BİTMEZ”

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel ve küresel barışın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlerine de vurgu yaptı. Bölgede barış ve istikrarın sağlanması amacıyla yürütülen diplomatik çabaları hatırlatan Bakan Gürlek, Türkiye’nin çatışmaların çözümünde aktif rol üstlendiğini söyledi. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bu anlayışla dünya barışına sunduğu katkılar saymakla bitmez. Türkiye'nin bu güçlü liderinin Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere barışın tesisi için ortaya koyduğu gayretler ortadadır. Etiyopya-Somali barış görüşmelerinde mutabakatın sağlanmasına verdiği destek, Kafkaslar'da barışın tesisi için yürüttüğü çalışmalar, ABD ve İran arasında savaşın bölgeye yayılmasını önleyen diplomasisi, İsrail Devleti'nin yayılmacı politikalarının engellenmesine yönelik çabaları, Pakistan-Hindistan sorununun çözümü için gösterdiği gayretler ve körfez ülkelerinin güvenliğine yönelik güçlü arabuluculuğu bu gayretlerin önemli örneklerindendir. Libya'nın savaştan arındırılması, Suriye'nin istikrara kavuşması, Lübnan'ın toprak bütünlüğünün korunması, Karadeniz'e güvenliğin ve Doğu Akdeniz'e istikrarın sağlanması için ortaya koyduğu bu çabalar da bölgemizde ve dünyada barış ve huzurun tesirlilik iradesinin açık göstergesidir. Gazze'de yaşanan zulüm başta olmak üzere nerede insanlık onuruna bir saldırı varsa orada Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan vardır.”

“İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN”

Türkiye’nin savaş ve çatışmalardan kaçarak sınırlarına gelen insanlara geçmişte kapılarını açtığını hatırlatan Bakan Gürlek, bu yaklaşımın köklü devlet geleneğinden kaynaklandığını söyledi. Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünü hatırlatan Bakan Gürlek, insan onurunun korunmasının Türkiye’nin temel devlet anlayışının merkezinde bulunduğunu kaydetti. Bakan Gürlek şöyle konuştu:

“Türkiye olarak dünyanın gidişatındaki tehditleri görerek bölgesel istikrara büyük önem veriyoruz. Bu anlayışla öncelikle komşularımızla ilişkilerimizde sorunlarımızı bir bir çözüyoruz. Onlarla olan kültürel bağlarımızı güçlendiriyor, coğrafi birlikteliğimizi, ayrışmanın değil, birlikte yaşamanın temel görü olarak görüyoruz. Türkiye, komşularıyla her zaman dostane ilişkiler geliştirmiştir. Komşu halklara asla önyargı olmamıştır. Körfez Savaşı sürecinde zulüm ve baskılarda maruz kalanlara sınırlarımızı açtık. Onları misafir ettik. Aynı şekilde Suriye'de Esed zulmünden kaçan komşu halklara da imkanlarımızı sonuna kadar seferber ederek kapılarımızı açtık. Ancak maalesef batının insan haklarından dem vuran ve devasa ekonomik güçlere sahip ülkelerinden yeterli desteği görmedik. İnsanlık onurunun Ege'de Aylan bebeklerin şahsında boğulduğunu gördük. Batı medeniyetinin insanlık vicdanında bir kez daha sınıfta kaldığına şahit olduk. Bu acılar karşısında duruşumuzun temelinde köklü devlet anlayışımız vardır.”

“SINIRLARI AŞAN SORUNLARI BİRLİKTE ELE ALMALIYIZ”

Bakan Gürlek, sınırları aşan sorunları da birlikte ele almak zorunda olduklarını belirterek, “Küresel dünyada artık hiçbir ülke kendi sınırları içerisinde tek başına adaleti sağlayamaz. Suç ve suçlar da küresel dünyanın koşullarından yararlanıyor. Bizler de değişen suç modellerine ve suçun yayıldığı yeni alanlarla karşı mücadele yöntemlerini geliştirmek zorundayız. Karşılıklı güveni, etkili adli yardımlaşmayı, hızlı bilgi ve dil paylaşımını hep birlikte güçlendirdiğimizde adalette iş birliğimizde birlikte büyüyecek, hepimiz daha güvende, daha huzurlu olacağız. Bu amaçla uluslararası mekanizmaların işlevselliği arttırılmalı, aralarındaki uyumu ve bütünselleşmeyi daha da güçlendirmeliyiz” dedi.

“ADALET EVRENSELLEŞTİĞİNDE İNSANLIĞIN ORTAK GELECEĞİ DE GÜÇLENİR”

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” anlayışla hareket eden toplum ve milletlerin sorunlarla birlikte mücadele etmedikleri takdirde bir gün kendileri de zehirleyecek bir yılanla karşılaşacaklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Bu ortak sorumluluk anlayışıyla bugün İstanbul'dan uluslararası kamuoyuna ortak bir çağrıda bulmak istiyorum. Adaleti yalnızca kendimiz için değil, herkes için isteyelim. Çünkü adalet paylaşıldıkça barış da çoğalır. Hukuk herkes için eşit gözetildiğinde güvende büyür. Adalet evrenselleştiğinde insanlığın ortak geleceği de güçlenir” diye konuştu.

“ADALETİN YÜZYILI HEDEFİNİ HAYATA GEÇİRMEK İÇİN KARARLILIKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun hukuk alanındaki karşılığı olan Adaletin Yüzyılı hedefini hayata geçirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel yönetişim ve dünya barışına ilişkin mesajlarına dikkat çekerek, “Küresel yönetişim tüm insanlığı, tüm dinleri, tüm ırkları ve tüm kültürleri temsil etmelidir. Çocukların bombaların altında öldüğü bir dünyada kimse kendini güvende hissedemez” sözlerinin, adalet arayışının özünü ortaya koyduğunu ifade etti.

Adaletin devletin temel direği, insan onurunun ise bütün hakların özü olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, bu yaklaşımın Türkiye’de yürütülen hukuk reformlarına ve daha adil bir dünya arayışına yol gösterdiğini belirtti.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dünya barışına ve bölgesel istikrara katkılarından dolayı teşekkür edip, “Sizinle ne kadar gurur duysak azdır” ifadesini kullandı.

Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katılımından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sunan Bakan Gürlek, zirvenin daha adil bir dünyanın inşasına katkı sağlayan kalıcı bir ortak iradeye ve yeni dostluklara vesile olması temennisinde bulundu.

Adalet Bakanı Gürlek, Uluslararası Adalet Zirvesi anısına programın sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üzerinde ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazılı tablo takdim etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen kapanış programına Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bostvana, Cezayir, Gürcistan, Suriye, Somali, Sudan Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Libya, Pakistan, Özbekistan, Ürdün, Sırbistan, Mozambik, Uganda, Adalet Bakanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Emin Akbaşoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Serap Yazıcı Özbudun, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, İstanbul Valisi Davut Gül, Adalet Bakan Yardımcıları Burak Ceyhan, Sedat Ayyıldız ve Abdullah Aydoğdu ile katılımcı ülkelerin adalet bakanları, adalet bakan yardımcıları, başsavcılar, baro temsilcileri ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri katıldı.

Adres

06659 KIZILAY / ANKARA

Telefon

90 (0312) 417 77 70

E-Posta

basinisaretadalet.gov.tr