ADALET BAKANI BOZDAĞ’DAN KILIÇDAROĞLU’NA TEPKİ
13.08.2022

BOZDAĞ: TÜRK YARGISI, ADALET TERAZİSİNİN AYARINI BOZMAK İSTEYENLERE KARŞI, KENDİNİ KORUYACAK GÜÇ VE KUDRETE SAHİPTİR

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yargıyla ilgili iddialarında bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki göstererek, “İstedikleri kadar konuşsunlar. Türk yargısı, adalet terazisinin ayarını bozmak isteyen her türlü girişime karşı kendisini koruma güç ve kudretine sahiptir. Allah'ın izniyle yargının ayarını Kılıçdaroğlu da bozamayacak, iktidar da bozamayacak, başka bir güç de bozamayacaktır. Bu terazi doğru tartmaya devam edecektir” dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi’ne bağlı Belekçehan Beldesi’nde toplu açılış törenine katıldı. Türkiye’de hakim ve savcıların yılda ortalama 8 milyon dosya üzerinde çalıştığını vurgulayan Bakan Bozdağ, haksız eleştirilerin kabul edilemeyeceğini kaydetti.

“Buradan bütün hakim ve savcılarımıza şunu da söylemek isterim. Siz böyle hariçten gazel okuyan yargı görevini tehdit yapanları tehdit eden yargıçlarını kendi lehine karar verenleri iyi yargıç, kendi lehine karar vermeyenleri kötü yargıç diye tasnif eden hukuk yoksunu, adalet yoksunu, vicdan yoksunu, bu yaklaşımları asla dikkate almayın. Hukuk ne diyorsa, adalet ne diyorsa, Anayasa, yasa ve vicdani kanaat ne diyorsa ondan şaşmayın. Adaletten ayrılmayın, yargı üzerinde baskı kurmak isteyen bu mahalle baskılarına asla pabuç bırakmayın.” diyen Bozdağ, Türk hakimlerine haksız yere saldıranları bir kez daha kınadığını kaydetti.

Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

ADALET TERAZİSİNİN KARŞISINI HER ZAMAN ŞEREF KABUL ETMİŞ İNSANLARIZ

Sayın Kılıçdaroğlu, bugün bir tweet atıyor ve attığı tweette de yargıya dönük birtakım eleştirilerde bulunuyor. Tabii Adalet Bakanı olarak şahsıma da Sayın Cumhurbaşkanımıza da laf atıyor. “Adalet terazisi gün gelir sizi de tartar” diyor. Biz adalet terazisinin tartmasından korkmayan, adalet terazisinin karşısını her zaman şeref kabul etmiş insanlarız. Türkiye'de adalet terazisi doğru tartsın diye, adalet terazisinin ayarını bozmak isteyenlere karşı da en büyük mücadeleyi biz verdik. Türk yargısının bağımsız ve tarafsız olması, hukuk devleti ilkelerine uygun hareket etmesi konusunda tarihi reformlara biz imza attık. Yargıda birliği biz sağladık. Askeri yargı, sivil yargı ayrımını biz kaldık. Devlet güvenlik mahkemelerini biz kaldırdık. Özel usule tabi terörle mücadele kanununun 10. Maddesine göre CMK’nın 250. Maddesine göre kurulmuş özel yetkili savcılıkları ve Ağır Ceza Mahkemelerini biz kaldırdık, yargılama usulünde de, yargılama mercilerinde de birliği biz sağladık, Türk vatandaşlarının hepsinin aynı usule aynı yargı mercilerine tabi olarak yargılanmasının önünü biz açtık. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu, Adalet Bakanlığı’nın güdümünden çıkaran tarihi reformu biz yaptık. Şu anda HSK’nın üyelerinin çoğulcu bir kaynaktan seçilmesini biz sağladık ve bunun 4’ü Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor, 7’si TBMM tarafından seçiliyor ve Meclis tarafından seçilmeyi de nitelikli çoğunluğa bağladık, bu çoğunluk olmadığı takdirde de kurayla belirlenmesi yolunu tercih ettik. HSK üyeliği seçimi Meclis’te grubu bulunan partiler arasında uzlaşmayla seçildi. HSK’dan talepte bulunmuş HSK tayini yapmış, yeni gittiği görev yerinde görevine başlamış. HSK yetkisini de tayin etmiş. Bu anayasal ve yasal bir görevdir.

YARGI ÜZERİNDE GÜVENSİZLİK OLUŞTURMAK İÇİN HAKSIZ YOLLARA SAPMAYIN

Ama hiç kimse böyle Sayın Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi demiyor. Ne diyor? “Benim lehime karar veren hakimleri tayin ettiler.” Yetkilerini değiştirdiler diye bir kirli iftirayı sayın genel başkan yapıyor. Buradan Sayın Kılıçdaroğlu'na bunu yakıştıramadığımı ifade etmek isterim. Türkiye’de hakimlerin, savcıların nasıl tayin edildikleri, yetkilerinin nasıl verildiği Anayasa ve yasayla sabittir. Kurulda Anayasa ve yasadaki yetkilerini kullanarak bunu yapmıştır. O zaman 5 bin 500 civarında hakim ve savcımızın yeri değişti. Biz şunu mu diyeceğiz? Falancanın lehine karar verecekti, yeri değişti, aleyhine karar verecekti, yeri değişti, yetkileri değişti. Şunun aleyhine şunu lehine karar verecek, yetkileri değişti. Ya insaf izan, vicdan, el insaf diyorum. Milletin yargıya kötü bakışını sağlamak, yargı üzerinde güvensizlik oluşturmak, adalete güveni zedelemek için böylesi haksız yollara sapmaya gerek yok. Adil olun adil. Siz adalet bekliyorsunuz ama adalet dağıtanlara karşı adil olmuyorsunuz. Şimdi ne demek? Benim lehime karar verenler benim hakimlerim. Aleyhine karar verenler, onlar da sarayın hakimleri. Bu büyük bir vicdansızlık değil mi?

HAKİMLER; ANAYASAYA, KANUNA VE HUKUKA UYGUN VİCDANİ KANAATLERİNE GÖRE KARAR VERİRLER

Dosyaya göre hakim karar verir. Anayasamızın 138. Maddesine göre hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre karar verirler. Davanın taraftarlarına, davanın taraflarına, kamuoyu baskısına göre değil. Anayasa, yasa ve hukuka bağlı bir vicdanla karar verir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun lehine karar vermesi dosya ve delil durumu onu gerektiriyorsa öyle karar verir, aleyhine vermesini gerektiriyorsa öyle karar veriyoruz. Lehine verdin mi bizim hakim, aleyhine verdiğimiz sarayın hakimi. Bu ne vicdansızlık ya. Hakimlerimizi lehine aleyhine verilen kararlara göre tasnif etmek, hukuk devletine adalete inanmış bir insana yakışan bir durum mudur? 

BUNLARIN HUKUK DEVLETİNE İNANCI EMİN OLUN LAFTADIR

Türkiye'nin yönetimine talip olan yargıçlarımızı, yargı görevini yapanları kendi lehine aleyhine verilen kararlara göre mi tasnif edecek? Haksızsan, dosya senin aleyhinde ise deliller senin aleyhinde ise hakim ne yapacak? Haklıysan deliler senin lehindeyse elbette lehine karar verecek. Ama maalesef öyle. Çok açıklama yapıyorlar, işte lehine karar verdi mi Ankara'da hakimler var, İstanbul’da hakimler var, aleyhine karar verdi mi sarayın hakimleri biz geleceğiz sizden hesap soracağız. Şimdi de öyle diyor. Sizin diyor “Bu şeref madalyamız yarın biz geleceğiz, sizi taltif edeceğiz” diyor. Ne diyor ben HSK’ya müdahale edeceğim. Yargıya müdahale edeceğim. Hâkim ve savcıları bana yakın olanları himaye edeceğim. Benden uzak olanları onları farklı muameleye tabi tutacağım birdi, eşitti ayrım yapmayacaktın, ayrımcılık yapmayacaktın. Daha şimdiden benim hakimlerimi ödüllendireceğim. Benim hakimim olmayanları da cezalandıracağını diye tweet atıyor adeta. Böyle bir şey olur mu? Bunların hukuk devletine inancı emin olun laftadır. Adalet yürüyüşleri emin olun laftadır. Sadece kendilerine adalet istiyorlar. Başkalarının adil bir şekilde yargılanmasından yana bir endişeleri hiç yoktur.

HUKUK, ADALET, ANAYASA, YASA VE VİCDANİ KANAAT NE DİYORSA ONDAN ŞAŞMAYIN

Biz, Türkiye’nin dört bir yanında milletin her bir ferdinin hukuk devleti ilkelerine uygun, yargıda işi varsa adalet terazisinde dosdoğru tartılması için her türlü reformu yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Buradan bütün hakim ve savcılarımıza şunu da söylemek isterim. Siz böyle hariçten gazel okuyan yargı görevini tehdit yapanları tehdit eden yargıçlarını kendi lehine karar verenleri iyi yargıç, kendi lehine karar vermeyenleri kötü yargıç diye tasnif eden hukuk yoksunu, adalet yoksunu, vicdan yoksunu, bu yaklaşımları asla dikkate almayın. Hukuk ne diyorsa, adalet ne diyorsa, Anayasa, yasa ve vicdani kanaat ne diyorsa ondan şaşmayın. Adaletten ayrılmayın, yargı üzerinde baskı kurmak isteyen bu mahalle baskılarına asla pabuç bırakmayın. Haktan, adaletten, Anayasadan, yasadan, dosyadan, delilden, vicdandan asla ayrılmayın. Türkiye'nin geleceği buradadır. Yargıyı tehdit edenlerde yargıçları tehdit edenlerde değildir. 20 yıldır bunu yapıyorlar. Şimdi de yargıçlarımızı tehdit etmeye başladılar. Bürokratları tehdit ediyorlar. Müteahhitleri tehdit ediyorlar, başka başka iş adamlarını tehdit ediyorlar, siyasileri tehdit ediyorlar. Hadi bizi tehdit ediyorlar. Biz alıştık, şerbetliyiz. Tehditlerle bizi korkutacağını zannedenler yirmi yıldır korkutamadıklarını öğrenemedilerse bir yirmi yıl daha tehdit etmeye devam edebilirler. Ama bu milletin bürokratları da, yargıçları da, iş adamları da, siyasetçileri de cesur insanlardır. Haktan ve hakikatten yana büyük bir vicdan sahibidirler. Yeri gelince  hep öyle  diyorlar. Adalet, adalet, adalet ama şimdiden nasıl bir adaletsizlik yapacaklarını, hakimleri, savcıları nasıl ezeceklerini, nasıl kendi düzenlerini yargıda kuracaklarını açık açık ifade ediyor.

ADALET, BUNLARIN AĞZINA YAKIŞMIYOR

Bir de şunu söyleyeyim: Sayın Kılıçdaroğlu rakamlarını açıklamıyor ama isterse ben açıklarım rakamları kaç tane dava kazanmış, şöyle bir saysın bakalım. Cumhurbaşkanımıza karşı açtığı bir sürü dava var, Cumhurbaşkanımızın da ona açtığı dava var. Kaç tanesini kazanmış, kaç tanesini kaybetmiş çıksın açıklasın. Mahkeme bir karar veriyor istinafı var, Yargıtay’ı var. Bir sürü aşamaları var. Bütün buralardan da geçiyor bu kararlar. Ondan sonra da kalkıp konuşuyoruz. Ben bütün bu konuşmaları bu değerlendirmeleri sizin şahsınızda aziz Türk milletinin vicdan terazisine emanet ediyorum. Eminim ki onlar kimin haktan, kimin hukuktan, kimin adaletten, kimin vicdandan yana olduğunu iyi bileceklerdir. 28 Şubat sürecinde öncesinde başörtülü diye üniversitelerin kapısında ağlatılan çocukları, hak ve adalet diye siz savunmadınız mı? Mahkeme kararları koymadınız mı bunun karşısına? Onlar hakim değil dendiğinde böyle hakim mi olur dendiğinde siz onlara müdafaa etmediniz mi? Kamuda çalışan başörtülüleri kamudan siz başınızı örtüyorsunuz diye ihraç etmediniz mi? Yargıya gittiklerinde yargı hiçbirisini bunların lehine karar vermedi. 28 Şubat sürecinde yargıçlar Genel Kurmaya girip brifing alırken, sizin adalet duygunuz yok muydu? Kat sayı zulmü bu ülkede mahkeme kararlarıyla uygulanırken, adalet adalet diye bir gün çıkıp konuştunuz mu? Başörtülü öğrenciler, ortaöğretimde yükseköğretimde okunsun dediğinde çıkıp bunlar dediler ki başörtülüler giderse bunlar başı açıklar üzerinde baskı oluşturur. Muhtemel bir baskı olma ihtimali üzerine insanları haklarından mahrum eden siz değil miydiniz? O zaman adalet yok muydu, hakimler, savcılar yok muydu? Vardı. Daha dün, daha dün biz dört artı dördü getirdik. Yani kat sayıyı kaldırdık? Liselere seçmeli Kuranı Kerim ve Peygamberimizin hayatını anlatan dersler koyduk. Anayasa Mahkemesine koştular. Bu milletin evlatlarına Kuran öğretiminin önündeki yaş engelini kaldırdık diye Anayasa Mahkemesine siz konuşmadınız mı? Adalet bunların ağzına yakışmıyor. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Çabuk unuttuk, onların hukuku kullanarak, onların idareyi kullanarak, ellerindeki yetkileri kullanarak bu milletin evlatlarına yaptıkları haksızlıkları adalet adına savundular.

TÜRK YARGIÇLARINA HAKSIZ YERE SALDIRILARI REDDETTİĞİMİZİ BİR KEZ DAHA İFADE ETMEK İSTERİM

İşte daha dün Cumhurbaşkanı seçiminde 2007’de 367 uydurmasını çıkardılar. Biz Türkiye'nin Cumhurbaşkanını Parlamento’da seçemedik. Bunun adına da adalet dediler. Özal aynı usulde seçildi, Demirel, aynı usulde seçildi, Sezer aynı usulde seçildi ama iş AK Parti döneminde Sayın Gül'ün seçilmesine gelince Anayasa değişti. Orda duruyor madde, Anayasa Mahkemesi üyeleri de orada her şey orada birden Anayasaya aykırı bu adalet dediler buna. Biz haksızlığa adalet denen o köhne zihniyeti ortaçağ zihniyetini biz yıktık. Adalet önünde herkes eşit kılan reformlara biz imza attık. Ama şimdi kalkmışlar üç beş tane konu üzerinden Türk yargıçlarına haksız yere saldırıda bulunuyorlar ve buradan bu saldırıları reddettiğimizi bunun hakim ve savcılarımıza çok büyük bir haksızlık olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim. İstedikleri kadar konuşsunlar, Türk yargısı adalet terazisinin ayarını bozmak isteyen her türlü girişime karşı kendisini koruma güç ve kudretine sahiptir. Allah'ın izniyle yargının ayarını Kılıçdaroğlu’da bozamayacak, iktidarda bozamayacak başka bir güçte bozamayacaktır. Bu terazi doğru tartmaya devam edecektir.

 

 

Adres

06659 KIZILAY / ANKARA

Telefon

90 (0312) 417 77 70

E-Posta

basinisaretadalet.gov.tr