ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ, AKDAĞMADENİ'NDE TOPLU AÇILIŞ TÖRENİNDE KONUŞTU
13.08.2022

BOZDAĞ: “HESAPLARI BOZMAYA BU DEVLETİN GÜCÜ BU MİLLETİN BASİRETİ FAZLASIYLA YETER”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Aleviler, Sünniler bu ülkenin bütün renkleri, farklı inançları, farklı görüşleri bu ülkenin zenginliğidir, gücüdür, hazinesidir. Cemevi de bizimdir, cami de bizimdir, Alevi de bizimdir, Sünni de bizimdir, Alevi de Sünni de bu ülkenin bütün renkleri ve dilleri de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.” dedi.

Bozdağ, “Türkiye'nin üzerine kim ne hesap yaparsa yapsın bilinmelidir ki bu hesapları bozmaya bu devletin gücü bu milletin basireti fazlasıyla yeter ve artar.” İfadesini kullandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmasında, Akdağmadeni’nde hepsi insana hizmet eden, insanın bugününü ve geleceğini daha iyi olsun diye hizmete sunulan kıymetli mekanları, Kredi Yurtlar Kurumu’munun ikinci erkek öğrenci yurdunu, jandarma karakol komutanlığı binasını, Kazım Karabekir Fen Lisesi eğitim binasını, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Aile Toplum Sağlığı Merkezi ve Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü hizmet binalarının toplu açılışını yaptıklarını belirtti.

Bu eserlerin her birerinin ilçeye hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Bozdağ, “Buralardan istifade etmek isteyen her bir vatandaşımızın beklentilerine en üst düzeyde cevap vereceklerine yürekten inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Bozdağ’ın açıklamaları şöyle:

“YOZGATLILIĞIMIZLA DAİMA İFTİHAR ETTİK”

Çok kıymetli hemşehrilerim, Akdağmadeni'nin bir evladı olarak her yerde onur ve gurur duyduğumu ifade ettim. Yozgat'ın bir evladı olarak her yerde Yozgatlılığımızla daima iftihar ettik. Çünkü bizim sahip olduğumuz kültürün, ahlakın, anlayışın ve her tür iyi ve güzel özelliklerin kaynağı, Akdağmadeni’nde, Yozgat'ta öğretmenlerimiz, komşularımız, büyüklerimiz, esnafımız ve sizlersiniz. Ne öğrendikse sizlerden öğrendik. Neye sahip olduksa sizlerin ve Yozgatlı hemşehrilerimizin duaları ve destekleri sayesinde sahip olduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ve tensipleriyle de ülkemize, milletimize farklı görevlerle, şerefle hizmet etme, imkan ve fırsatı bulduk. Bu vesileyle öncelikle bize, Akdağlılara, Yozgatlılara, aziz Türk milletine ve büyük ülkemize hizmet etme imkan ve fırsatı veren yüce Rabbime sonsuz şükrediyorum. Akdağmadeni’li, Yozgatlı hemşehrilerime bugüne kadar bize verdikleri dua ve destekten dolayı da ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bizim size hizmet borcumuz var, minnet borcumuz var, şükran borcumuz var Akdağmadeni’li kardeşlerime, Yozgatlılara ve aziz Türk milletinin her bir evladına. Çünkü bu imkanları siz bize sundunuz. Biz de hamdolsun, geçen 20 yıl içerisinde gecemizi gündüzümüze katarak Akdağlılara, Yozgatlılara ve aziz Türk milletimize olan minnet ve şükran borcumuzu ödemeye gayret ediyoruz. Eser üreterek, ter dökerek, çalışarak, geceyi gündüze katarak, ‘Bir günü, iki günü birbirine eşit olan aldanmıştır’ sözüne inanarak iki günümüzü birbirine eşit olmayacak şekilde büyük bir koşuyla ülkemize ve milletimize minnet ve şükran borçlarımızı eser üreterek, proje üreterek insanımızın bugününü ve geleceğini daha aydınlık kılma, gayret ve çabasıyla geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz.

“MİLLETİMİZE BORCUMUZU ÖDEMENİN TEK YOLU ÇALIŞMAK”

Bizim milletimize borcumuzu ödemenin tek yolu çalışmak, çalışmak, çalışmaktır. Teşekkürün tek yolu geceyi gündüze katarak eser üretmektir. Bugünü dünden, yarını da bugünden daha iyi kılacak işlerin içinde olmak ve bu işleri bir bir hitama indirmektir. Bugüne kadar hamdolsun hem Akdağmadeni’mizde hem de Yozgat'ımızda biz borçlarımızı bu anlamda ödeme gayreti içerisinde olduk. Türkiye'nin iktidarına siz bizi 2002’de layık gördüğünüzde Türkiye'nin dört bir yanı adeta stop etmişti. Yollarda araçlar yok. Trafik neredeyse durmuş vaziyette. Çünkü büyük sıkıntı var. Biz ülkeyi devralırken 3 yıl bizden bir şey istemeyin dedik. Çünkü hakikaten büyük bir enkaz devralmıştık. Ancak 3 yıl içerisinde bu enkazı kaldırıp ülkemiz iyi hizmet etme fırsatı bulurduk. Milletimizi aldatmadan gücümüzü, imkanımızı, potansiyelimizi görerek ve milletimizden de mühlet isteyerek yola çıktık. Siz bize inandınız, dua ettiniz, destek oldunuz, oy verdiniz ve iktidara taşıdınız. Türkiye'nin kısa sürede dört bir yanının şantiyeye döndüğünü hep beraber gördük. Bölünmüş yollar dedik, ülkemizin dört bir yanını eş zamanlı yeniden yol ağlarıyla birbirine bağladık. Yozgat'ımızı doğudan batıya, güneyden kuzeye, Sivas, Kırıkkale, Çorum ve Kayseri'den bölünmüş yollarla adeta yeniden birbirine bağladık. Sadece Yozgat'ı değil, bütün Türkiye'yi birbirine bağladık. Her ile üniversite dedik, üniversite şehri olacak kentlerimiz dedik, bütün iller bilim yarışında yarışma imkanı bulacak, herkes evladını isterse kendi ilinde okutabilecek dedik ve 81 ile üniversite kurduk, 76 olan üniversite sayımızı 208’e çıkardık, birini de Yozgat'a kurduk. Yozgat Bozok Üniversitesi hayırlı olsun, uğurlu olsun. 3 bin 500 civarında öğrencisi vardı, şimdi 23 bin civarında, bir profesörü vardı, şimdi akademik kadrosu bin civarında, 200 yüz civarında çalışanı vardı, şimdi 3 bin 600 civarında insan orada ekmek yiyor ve Yozgat'ımız eğitim ve kültür noktasında büyük bir rekabetin içinde yer aldı. Akdağmadeni’mize, Sayın Bakanımız Lütfüllah Kayalar'ın kazandırdığı Meslek Yüksek Okulu var, buradan ona da şükranlarımı sunuyorum, Akdağ’ımıza, Yozgat'ımıza yaptıkları için biz de onun takipçisi olarak Sağlık Yüksekokulu’nu Akdağmadeni’mize kazandırdık ve burada yüksek öğrenim öğrenci yurdu bir tane Kredi Yurtlar Kurumundan yaptırdık, şimdi bugün ikincisini devralınan bir yurdu Kredi Yurtlar Kurumu standardına getirdik, ikincisini bugün inşallah birlikte açılışını yapıyoruz. Hayırlı olsun, uğurlu olsun.

“SAĞLIKTA BÜYÜK DÖNÜŞÜM YAPTIK”

Sağlıkta büyük dönüşüm yaptık, şehir hastaneleriyle ülkemizi tanıştırdık. Esnafımız, çiftçimiz pek çok insanımız sağlıkta mağdur, hastanede rehin, cenazesini dahi alamaz halde iken Türkiye bugün Sağlık sistemi bakımından dünyanın en iyilerinden biri haline geldi. Bir reformu hayata geçirdik. ‘Şehir hastanelerine ne gerek var?’ diyenler, ‘Bu kadar büyük hastaneler, israf’ diyenler pandemi sürecinde bu hastanelerin milletimizin ihtiyacını nasıl karşıladığını gözüyle gördüler, bir kısmı pişman oldu sözünden ama bir kısmı inadından hala dönmedi.

“TOPLU KONUTU VATANDAŞIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK”

İşçi, Bağkur’lu, büyük sıkıntı içindeydi. Memur gider bütün ilacını, tedavisini para ödemeden yapar, Bağkur'lu cebinden öder, sonra parasını alır, işçi eczaneden ilaç alma hakkı yoktur. Bütün bunları devletin memurunu, işçisini, Bağ-Kurlu'sunu, çiftçisini eşit hale getirdik. Sağlıkta büyük reform yaptık. Türkiye'nin ilk şehir hastanesini Yozgat'ımıza kazandırdık. Akdağmadeni’miz, Sorgun'umuz, Çekerek’imiz, Sarıkaya'mız, Boğazlıyan'ımız, Çandır'ımız, Kadışehiri’miz, Saraykent’imiz, Aydıncık’ımız, Çayıralan’ımıza yeni devlet hastaneleri kazandırdık. Yerköy Devlet Hastanesi’nin inşaatı da inşallah bu sene içerisinde bitiriyor. Sağlıkta, sadece Yozgat merkezde değil, bütün ilçelerde büyük bir değişimi yaptık. Şimdi Akdağmadeni’mize açtığımız aile toplum sağlığı merkezleri yanına bugün açılışını yapmadığımız ama daha önce biten bir başka eserin resmi açılışını yapıyoruz. Akdağmadeni Aile Sağlığı Toplum Merkezi'ni 112 Acil’i hizmete alıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Tabii toplu konutlarla Türkiye'yi dolandık, Akdağ'ya, Yozgat'a toplamda Yozgat genelinde 10 bin civarında yaklaşık toplu konutu vatandaşımızın hizmetine sunduk. Bazen diyorum şimdi size de soruyorum, eğer Akdağ’ya TOKİ'nin bu konutları, Yozgat’ın ilçelerine TOKİ'nin konutları, Türkiye'ye kazandırdığımız TOKİ vasıtasıyla bir milyon konut, sabit faiz, uzun dönemli kredilerle kira öder gibi ev sahibi olma imkanını hayata geçirmemiş olsaydık, bugün kira fiyatları, konut fiyatları nasıl olurdu? Herkes elini vicdanına koymalı ve bunu vicdan terazisinde tartmalıdır. İnşallah yeni bir konut hamlesini daha Sayın Cumhurbaşkanımız hayata geçirecek ve bunu da yakında açıklayacaktır. Biz, milletimizi ev sahibi yapmak, eğitim imkanlarını çoğaltmak, her alanda rahatını ve konforunu arttırmak için gayretlerimizi aralıksız sürdürdük. Türkiye'nin çok az yerinde doğal gaz vardı, illerimizde Ankara, İstanbul birkaç il daha. Ama şu anda Türkiye'mizin 81 ilinde doğal gaz var. Yozgat'ımızda doğal gaz var. Büyük ilçelerimizin tamamında doğal gazımız var, olmayan ilçelerimize de şimdi mobil usulde doğal gaz ulaştırıyor ve Yozgat'ın bütün ilçelerini doğal gaz gibi büyük bir medeniyet nimetiyle buluşturduk, buluşturuyoruz. Hayırlı olsun Yozgat'ımıza da her bir ilçemize de her bir insanımıza da.

“FEN LİSELERİYLE İLÇELERİMİZİ DONATTIK”

Eğitimde Bozok Üniversitesi'ni kattık Yozgat'ımıza. Ama ortaöğretimde de ciddi adımlar attık. Yozgat'ın çok az sayıda ortaöğretim pansiyonu vardı. Şu anda biz 31 ortaöğretim pansiyonu yaptık. Akdağmadeni dahil Yozgat'ın her ilçesinde pansiyonlarımız var. Köyde oturan vatandaşlarımız, bütün kız ve erkek çocuklarını yurtlarda barındırmak istese hepsini alacak bir kapasitemiz var. Fen liseleriyle ilçelerimizi donattık, Yozgat'ımıza iki Yerköy’ümüze, Sorgun’umuza, Çekerek’imize Akdağmadeni’mize fen liselerini kazandırdık, proje okul sayılarını arttırarak Yozgat'ın eğitimdeki standardını da yükseltmiş olduk. İşte bugün bu okullardan birisi olan Akdağmadeni Kazım Karabekir Fen Lise’mizin eğitim binasını da hizmete almış oluyoruz. Allah hayırlı uğurlu etsin, Akdağmadenimize ve bütün hemşehrilerimize. Tabii sosyal güvenlikte de çok ciddi adımlar attık. Akdağ’da SSK'da işi var, Bağkur'da işi var, nerede işi var, Yozgat'a giderdi. Ama biz ne yaptık? Olmaz böyle dedik. Hizmeti vatandaşın ayağına getirdik. Şimdi SGK Şube Müdürlüğümüz var. Akdağ'dan hiçbir kardeşim sosyal güvenlik hizmetleri için Yozgat'a gitmiyor, gitme ihtiyacı duymuyor. Bu da büyük bir hizmet, hayırlı olsun. Şimdi, Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzün de bir birimini Akdağmadeni’mize açtık, şimdi hizmet binasını hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz ve bu konuda da Yozgat'a gitme gelme sıkıntısından kurtulacak, işini ayağında görme imkanı bulacaktır. Hayırlı uğurlu olsun diliyorum. Jandarma bölük komutanlığını şehrimizin dışına aldık. Eser bitti, açılışını yapamadık. Bizim esasında bugün yaptıklarımızın bitiş tarihine bakarsanız bu yeni değil. Çünkü o kadar çok eser kazandırıyoruz ki Yozgat'a ve ilçelerine açılışlarını maalesef vaktinde yapmaya fırsat bulamıyoruz. Şu anda bu eserlerde inşallah jandarma bölük komutanlığımız da Akdağmadeni’mize daha iyi bir yerde imkan ve hizmet sunacaktır. Ayrıca jandarma bölük komutanlığının olduğu yeri belediyemize vermek için belediye başkanımızla beraber çalışıyoruz. Şimdi bir sıkıntısı var, orayı geçtikten sonra da belediyemize tahsis edeceğiz ve hatta Akdağmadeni Belediyesi orayı hemşehrilerimizin hizmetine uygun bir biçimde sunacaktır. Bunun da şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İlçe Emniyet binamızın da yakında ihalesi yapılacak, Valimiz takip ediyor. İnşallah eylül ayı içerisinde ihalesi yapılacak, daha rahat bir ortamda hizmet imkanı bulacaktır. Ayrıca belediyeyle birlikte çalışıyoruz. Bunu bütün Akdağmadeni’li hemşerilerimizin bilmesini istedim. Nezih Başkanla biz bir abi kardeş ilişkisi içerisinde o başkan, ben yardımcı, bu mantık içerisinde çalışıyoruz. Bize gelen her talebini yerine getirmek için gayretin içerisindeyiz. İnşallah belediyemizin çalışmalarıyla ilgili de Başkanımız bir toplu açılış merasimi planladığını ifade ettiler, ona da vakit bulursam katılacağımı söyledim. Şimdiden Başkanımıza da yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun.

Akdağ'ın termal suyu da var. Ama turizm bölgesi kapsamında olmadığı için yatırımcılarla bu konuda ciddi adımlar atma iş birliği yapma zorlukları maalesef oluyordu. Onun için de Kültür ve Turizm Bakanımızla görüştük, belediye başkanımız geldi, Bakanımızı aradık, Bakanımız ‘Gelsin görüşelim Başkan’ dedi. Başkanımız gittiler görüştüler ve sonunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Akdağmadeni, termal turizm bölgesi ilan edildi. İnşallah bu ilandan sonra da eminim ki termal turizm alanında yeni gelişmeler olacaktır. Bütün bunları kısaca özetledim ki güzel şeyler yapıldı ülkede. Her iş, her yatırım, her şey adım adım daha ileriye doğru gitti. Bazen bakıyorum Akdağmadeni’nin okullarını hep yeniden yapmışız. Hükümet Konağı hariç neredeyse birkaç kamu binası çıktığınızda yeniden, hastanesi yeniden. Yozgat'ın bütün ilçelerine bakıyorum her şeyi adeta yeniden yapmışız, büyük bir çabayla büyük bir gayretle. İnşallah 2022’nin sonu hızlı trenin devreye girmesiyle veya 2023’ün başı, 2023’te Yozgat Havaalanı'mızın devreye girmesiyle Yozgat'ı raydan ve havadan bütün Türkiye'ye ve dünyaya bağlamış olacağız. Bunlar büyük adımlar, büyük eserler. Yerköy, Şefaatli, Yenifakılı ve Kayseri yüksek hızlı tren hattının yapım ihalesi yapıldı, temeli atıldı, Cumhurbaşkanımız açıkladı, 25 milyar Türk lirası. Bizim Akdağmadeni, Yozgat, Sivas hattı o zaman 7,5 milyardı, şu anda 25 milyarın çok çok üzerinde TL'lik bir güncellediğinizde büyük bir yatırım. Bir kalemde hesap edin 40 milyar TL'lik bir yatırımı Yozgat sadece yüksek hızlı trenden alıyor. Yozgat'ın devlete verdiği işçisi, memuru, çiftçisi, esnafı toplam vergi bir milyar TL'nin şu anki rakamlarda bile çok çok altında. Şehir hastanemiz, biz 517 milyonla bitirmiştik, rakamları güncellediğinizde burası da milyarlarca TL. Havaalanımız hakeza öyle. İnşallah yeni dönemde de Bahçecik Barajı’yla, Çekerek Barajı’yla, Cemil Çiçek Barajı’yla, Yerköy'de İnandık Barajı’yla, Boğazlıyan'da Oğulcuk Barajı’yla ve Sarıkaya'da Hasbek Barajı'yla da Yozgat'ın dört bir yanında baraj olacak nitelikte olan, her suyu baraja dönüştürmeyi başarmış olduk. Şu anda Oğulcuk bitti, Cemil Çiçek bitti, Çekerek Barajı bitti ve Bahçecik Barajı'yla, İnandık Barajı, Hasbek Barajı devam ediyor. Allah'ın izniyle onları da bitireceğiz. Başlayıp da bitirmediğiniz eser yok. Bizim farkımız bu. Öbürleri temel atar, bitişini görmez. Biz temel attık, bitişini de gördük, açılışını da yaptık. Hamdolsun Türkiye'ye bu yüzden çok şey kazandırdık. Allah'ın izniyle siz bizim elimizden tuttuğunuz, duanızı ve desteğinizi bizden eksik etmediğiniz sürece biz yolumuza devam edeceğiz.

CEMEVİ DE BİZİMDİR, CAMİ DE BİZİMDİR, ALEVİ DE BİZİMDİR, SÜNNİ DE BİZİMDİR

Muharrem ayındayız. Muharrem ayı bildiğiniz gibi kutsal aylardan biridir. Hicri takvime göre hicri yılın ilk ayıdır. Aşure orucu burada ve Peygamberimizin övdüğü bir ay övdüğü bir gündür. Öte yandan şehitlerin efendisi Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hazreti Hüseyin Efendimizin şehadete gittiği bir aydır. Bu vesileyle Kerbela'nın kahramanı ve hak ve adalet mücadelesinin sembol ismi Peygamberimizin sevgili torunu şehitlerin efendisi Hazreti Hüseyin Efendimizi bir kez daha rahmetle, minnetle, duayla ve saygıyla yad ediyorum. Rabbim onun yoldaşı olmayı, onun yolunda yürüyen saygın insanlardan olmayı her birerimize nasip etsin diyorum.

Türkiye'nin dört bir yanında Alevi, Sünni, vatandaşlarımızın her birinin arasında büyük sevgi ve saygı bağları vardır. Alevi kardeşlerimizle biz Adem'in oğulları, kızları olarak kardeş olduğumuz gibi Müslüman olarak dinde de kardeşiz. Aleviler, Sünniler bu ülkenin bütün renkleri, farklı inançları, farklı görüşleri bu ülkenin zenginliğidir, gücüdür, hazinesidir. Cemevi de bizimdir, cami de bizimdir, Alevi de bizimdir, Sünni de bizimdir, Alevi de Sünni de bu ülkenin bütün renkleri ve dilleri de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bizi birleştiren bunca şey varken ayrıştırmak için hesap yapanlar, dün olduğu gibi bugün de beyhude uğraşanlardır. Milletimizin arasındaki sevgi, saygı bağlarını koparmaya, birliğimizi, dirliğimizi bozmaya, insanlarımız arasında fitne fesat sokmaya kimse muvaffak olamayacaktır.

Son günlerde Cemevlerine ve Alevi kardeşlerimizin dernek ve vakıflarına dönük saldırıların hemen ne hesapla yapıldığını bütün vatandaşlarımız görüyor ve biliyor. Hem Alevi hem Sünni kardeşlerimiz basiretle olan biteni takip ediyor. İçişleri Bakanlığımız, güvenlik güçlerimiz bu saldırıyı yapanları hemen yakaladı, yargıya teslim etti, büyük oyunu, büyük tuzağı, büyük hesabı bozdu. Onun için Türkiye'nin üzerine kim ne hesap yaparsa yapsın bilinmelidir ki bu hesapları bozmaya bu devletin gücü bu milletin basireti fazlasıyla yeter ve artar.

TÜRKİYE'NİN YOLUNU HİÇBİR KİRLİ HESAP KAPATAMAYACAKTIR

Sayın Cumhurbaşkanımızın Hüseyin Gazi'de cemevi ziyareti bugün Hacı Bektaş-ı Veli'yi Anma Törenlerine katılması son derece anlamlı ve önemlidir. Bunu da sabote etmek için bunu da farklı yerlere çekmek için bir gayretin içerisinde olanları görüyorum. Yahu bu ülkenin Cumhurbaşkanı, vatandaşlarının yanına gidiyor, onlarla beraber oluyor, onlarla lokma paylaşıyor, onları dinliyor, onların dertleriyle dertleşiyor. Bundan kıymetli bir şey olabilir mi? Olamaz. Ama bundan da fevkalade rahatsız olanların olduğunu da görüyoruz. Ama şunu herkesin bilmesi lazım, biz milletimizin birliğini, dirliğini, kardeşliğini, hukukunu ayakta tutmaya, bunları bozmak isteyen her türlü şer odağının karşısında durmaya, her türlü hesabı dün oldığı gibi bugün de yarın da bozmaya Allah'ın izniyle devam edeceğiz. Türkiye'nin yolunu hiçbir kirli hesap kapatamayacaktır. Bundan herkesin emin olması lazım.

“MİLLETİMİZE HEP KAZANDIRDIK”

14 Ağustos 2001 AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü. İnşallah Pazartesi günü AK Parti'nin kuruluşunun 21. yıl dönümünü birlikte kutlayacağız. Türkiye, 21 yıllık AK Parti iktidarında demin söylediğim gibi çok büyük, demokratik, hukuki, tarihi reformlara imza attığı gibi yasakları kaldırdığı gibi yolsuzla etkin ve kararlı mücadele verdiği gibi ülkemizi her alanda kalkındırdığı gibi çok büyük başarıları AK Parti iktidarlarında gerçekleştirmiştir. Ben bütün hemşehrilerime, buradan Türkiye'deki bütün vatandaşlarıma şu muhasebeyi yapmalarını özellikle istirham ediyorum. 20 yıllık AK Parti iktidarından önce neyiniz vardı? Şimdi neyimiz var? Arabamız var mıydı? Evimiz var mıydı? Bugün nelere sahibiz? Dün neye kudretimiz yetiyordu? Bugün neye kudretimiz yetmiyor? Bir teraziyi tarttığımızda bu süre içerisinde eminim ki her vatandaşımız vicdan terazisindeki tartı sonucunu görecek. Biz, milletimize hep kazandırdık, her alanda. Yatırımlarımızla, eserlerimizle, ekonomik reformlarımızla, sağlıkta reformlarımızla kazandırdık, kazandırmaya da devam edeceğiz. Ama 20 yıllık iktidarın 19 yılında her şey daha iyiyken, 20. yılında bazı alanlarda daralmalar oldu. Ama bir de bakmak lazım, 20 yıl içerisinde 19 yıl her şey artı artı ama şimdi de birtakım sıkıntılar var. Şunu ifade etmek isterim, biz 20 yılda nice olayla karşılaştık AK Parti iktidarları olarak. Cumhuriyet mitingleriyle, cumhurbaşkanı seçememekle, 17/25 Aralık operasyonlarıyla, Gezi kalkışmasıyla, darbe teşebbüsleriyle, ekonomik saldırılarla, hendek terörüyle karşılaştık. Irak'a, Suriye'ye operasyon yaptık, Libya'ya asker gönderdik. Nice badirenin içerisinden geçtik. Bütün bunları rağmen dimdik ayakta olan bir Türkiye ekonomisi var. Eğer biz olmasak da başkaları olsa bu hadiseler yaşansa acaba Türkiye'nin ekonomisi nasıl olurdu? Sallandı, zaman zaman fırtına oldu, 2008 Dünya Finans krizi oldu. Bir sürü saldırı oldu. Ama Türkiye gemisi her zaman sahili selamete ulaşmayı başardı. Şimdi bazı dalgalar var, gemide sarsıntılar var diye kimse endişeye kapılmasın. Kaptan işin başında, tayfaları yanında milleti dua ve destek ediyor inşallah bu gemi yeniden sahili selamete daha güçlü bir şekilde ulaşacaktır. Ekonomideki sıkıntıyı kaldıracak yine AK Parti'dir. Çünkü bu kadro dün yaptı, şimdi yapıyor, Allah'ın izniyle yarın da yapacaktır.

 “BİRLİK, DİRLİK, SİYASİ İSTİKRAR, GÜÇLÜ İKTİDAR EN BÜYÜK HAZİNEDİR”

Bugün Türkiye gücünün kaynaklarını kaynaklarını iyi görmek lazım. Türkiye'nin gücünün kaynağı siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim bunun doğurduğu güven ortamıdır. Eğer bu ülkede istikrar olmazsa eğer bir ülkede güçlü iktidar olmazsa, eğer bir ülkede huzur ve güvenlik olmazsa hiçbir şey olmaz. Şimdi siz Suriye'nin en zengini olsanız bir kıymeti var mı? Irak'ın en zengini olsanız, Ukrayna'nın en zengini olsanız, Afganistan'ın en zengini, en güçlü, en kudretli adamı olsanız bir kıymeti var mı? Rahat bir kahvaltı yapma imkanı bulamayan insanlar orada. Onun için birlik, dirlik, siyasi istikrar, güçlü iktidar en büyük hazinedir. Son 20 yılda ne kazandıysak sizin sandıkta kurduğunuz siyasi istikrardır, reylerinizle siz kurdunuz bu istikrarı. Sizin sandıkta getirdiğiniz Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki güçlü iktidardır, siz getirdiniz bu iktidarı ve onun iyi yönetimidir, ve onun doğurduğu güven ortamıdır. Onun için bunun kıymetini biz bilmemiz gerekir. Başkaları da bunun Türkiye'ye kattığı gücü bildiği için burayı hedef alıyorlar. Bazen ben diyorum, ‘Şunları yaptık.’ Bazı hemşehrilerim de diyor ki ‘Devletin görevi. Nasıl olsa yapar.’ Bu devlet bizden önce de var, inşallah kıyamete kadar da olacak. Bizden önce 57 hükümet var, 79 yıl var. Bu hizmetler niye bizi beklemiş? Önce yapsalardı da biz başka işleri yapsaydık olmaz mıydı? Yozgat'a hızlı tren getirdiler, siz mi mani oldunuz? Üniversite getirdiler ‘istemeyiz’ mi dediniz? Havaalanı yaptılar, ‘olmaz’ mı dediniz? Doğal gaz getirdiler, ‘ne gereği mi var?’ dediniz, şehir hastanesi kurmak istediler, ‘ne gereği mi var?’ dediniz. Hayır. Sebep nedir? Devletin görevi bunlar. Ama devletin başına ehil insanları getirmezseniz ‘Bu şehir hastanelerine ne lüzum var’ diyen zihniyet çıkar, ‘Bu hızlı trene niye masraf ediyorsunuz’ diyen ufuksuz bir anlayış çıkar. Ama şimdi bakın bambaşka bir noktadayız. İşte hani derler ya ‘At sahibine göre kişner.’ Siz ata Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını bildirdiniz, at da şaha kalktı, Türkiye de şaha kalktı. Bu büyük başarılar nedeniyle Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanımız hedefte olduğu gibi Türkiye'nin siyasi iktidarı, siyasi istikrarı, güçlü iktidarı iyi yönetimi de hedeftedir. Bunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim. Hedef Türkiye'nin siyasi istikrarını ve siyasi istikrarını sağlayan bunun anahtarı olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı yıkmaktır. Hedef, Türkiye'nin güçlü iktidarını ve bu güçlü iktidarın başı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı ve kadrolarını iktidardan uzaklaştırmaktır. Hedef, Türkiye'nin iyi yönetimini ve bu iyi yönetimini sağlayan lideri sembol ismi Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı'nı iktidardan uzaklaştırmaktır. Hedef, Türkiye'nin çıkarları dediğinde bi dünyayı karşısına alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı ve iktidarı götürüp yerine AB, ABD, başka ülkeler ne derse ‘Biz şimdiden emrine hazırız’ diyen kukla iktidarlar getirmektir. Milletin gözünün içine bakan değil, Biden'ın AB'nin liderlerinin gözünün içine bakan kukla liderler getirmektir iktidara. 2023 seçimleri bu bakımdan önemlidir. Ben bu nedenle bütün Akdağ’lı, Yozgat’lı hemşehrilerime diyorum ki kukla iktidarlara değil, AB'nin, ABD'nin gözünün içine bakanlara değil, Yozgatlının, Akdağmadenlinin ve aziz Türk milletinin gözüne bakıp oradan hiza ve istikamet alanlara sahip çıkın. Bu, Türkiye'ye sahip çıkmaktır, bu, Türk milletine sahip çıkmaktır, bu, evlatlarımızın geleceğine sahip çıkmaktır. Ben inanıyorum size, siz sahip çıkacaksınız ve onların bütün hesaplarını bozacaksınız. Zaten bunu muhalefet de anlamış.

“BU MİLLET SİZDEN DAHA İYİ SEÇİMİ BİLİYOR”

Şimdi ‘seçim güvenliği’ diye tartışma başlatıyorlar. Ben hep söylerim, buradan da ifade ediyorum, eğer bir parti seçim güvenliği tartışmasını başlatıyorsa bilin ki seçimi kaybedeceğine dair emareler çoğalmış, tabanına mazeret uydurmak için bir çaba içerisinde. Kaybedince ‘Ya sandıklar şöyle oldu, falan böyle oldu, filan böyle oldu’ diye şimdiden mazeret hazırlıyorlar. Onu görüyorum. Halbuki bizim sistemimizde seçimlerin organizasyonunu, seçimlerin dürüstlük içinde yapılmasını, genel denetimini, seçimlere ilişkin yolsuzluk iddialarını, itiraz ve şikayetleri YSK karara bağlar ama seçimleri partiler yapar partiler. Sandık başında her partinin birer temsilcisi var 5 kişi, bir de devlet memuru var. Partilerin hepsi bir araya gelip anlaşıp parti temsilcileri hile yapabilir mi? Türkiye'nin bu kadar ilçesinde 10 binlerce mahallesinde, 10 binlerce köyünde bunun fiilen yapılabilmesi imkanı var mı? Yok. Ama buna rağmen milletin zihnini bulandırmak için yalan üstüne yalan söylüyorlar. Hadi oradan diyorum. Bu millet sizden daha iyi seçimi biliyor. Belli ki bunlar seçim yapmayı da bilmiyor.

“SİZE BU BİLGİLERİ KİM SERVİS ETTİ?”

Sayın Kılıçdaroğlu geçen gün diyor ki, “Benim elimde YSK'nın elinde olmayan bilgiler var.” Adam seçimden haberi yok çünkü. Haberi olsa böyle bir açıklamayı yapmaz. Çünkü hatırlarsanız daha önce kendi seçimde gidip oy kullanamadı. Bu kadar seçim nasıl yapılır, seçim sandıkları nasıl olur, seçmen kütükleri nasıl olur, seçmen listeleri nasıl olur? Buna dair bir bilgisi yok. Yani birileri Kemal Beyi fena aldatıyorlar, fena faka bastırıyorlar. Seçmen listeleri YSK'da var. Güncellenmesi şu anda yapılmamış. Ama partiler isterse onlara verebiliyor YSK. Kanun buna amir. Belli ki YSK'daki bu bilgiler yetmemiş, bunların elinde başka bilgiler var. Ben şimdi buradan Adalet Bakanı olarak soruyorum Sayın Kılıçdaroğlu'na, sizin elinizde YSK'nın elinde olmayan hangi bilgi var? Size bu bilgileri kim servis etti? Nereden aldınız? Çünkü kişisel verilerin korunması anayasal bir haktır. Kişisel verileri korumak için bir kurumumuz bir kurulumuz var ve bütün kamu kurum ve kuruluşları vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumakla sorumlu ve yükümlüdür. Nereden aldınız bunu? Meşru bir yoldan almadığınız açık. Eğer meşru yoldan aldıysa Sayın Kılıçdaroğlu açıklasın, ‘YSK'dan aldım’ desin, ‘Nüfustan aldım’ desin. Nereden aldın? Açıklamıyor. Bir gizem veriyor yaptığı açıklamaya. Sonra da yanındakiler bu gizemi düzeltmeye gayret ediyorlar, çaba sarf ediyorlar. Beyhude. Çünkü bunlar seçmenlerin zihninde oy kullanacak kişilerin doğum yerlerine göre onları tasnif edip vatandaşlarımızın arasına fitne ve fesat sokmak istiyorlar. ‘Şunun doğum yeri buraymış, o zaman bu şu millettenmiş. Şunun doğum yeri şura o zaman, şu şu inançtan bunun doğum yeri bura o zaman bu.’ Siz fişleme mi yapıyorsunuz bu milleti? Doğum yerlerine göre, analarının babalarının adlarına göre, ilçelerine, illerine göre bu insanların seçmen tercihleri hakkında değerlendirme mi yapıyorsunuz? Bu da suç Kabul edilemez bir durum. Bunu buradan ifade eder ve derim ki korkunun ecele faydası yoktur. Bunlar, gördüler sonucu şimdiden oraya buraya saldırıyorlar.

“ESKİ TÜRKİYE’Yİ ‘YENİ’ DİYE VAAT EDİYORLAR”

Bunların hiçbirinde umut yok. Siz bunlarda yeni bir söz söyleyeni gördünüz mü? Yok. Hep eskiyi tekrar ediyorlar, ‘Eskiyi getireceğiz’ diyorlar. Eski Türkiye'yi ‘yeni’ diye vaat ediyorlar. Eski Türkiye'nin neresi güzellik? Bölünmüş yolları olan Türkiye mi güzeldi? Doğal gazı olmayan Akdağmadeni mi güzeldi? Üniversitesi olmayan Yozgat mı güzeldi? Şehir hastaneleri olmayan Türkiye mi güzel dedi? Neresi eski Türkiye'nin güzelmiş? Eski Türkiye'yi vaat ediyorlar, ‘Gelince şunu yapacak.’ Yahu yeni ne söylüyorsun? Yeni söylediği bir şey yok. Bana hangi şey vaat ediyorsun? Yok. Bol keseden, ‘Hazineden şunu yapacağım, bunu yapacağım’ diye vaatler yapıyorlar. Bunu pek çok siyasi yapar, belediye seçimlerinde daha çok yapılır. Ama sonra koltuğa oturunca hazine belediyenin belli. Vaatlerin hepsi havada kalır. Sonra başka başka şeyler konuşulur. Yahu şimdi yeni şey ne var? Yok. Umut, yok. Yeni söz söyleyen de AK Parti'dir, Cumhur İttifakı'dır. Umudu ayakta tutan 20 yıldır diri tutan da AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. İnşallah Türk milletinin her bir ferdinin umudunu ayakta tutacak, umudunun peşinde koşmalarını sağlayacak, umduklarını buldukları bir Türkiye'yi koruyup daha güçlü hale getirecek yine AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Gelecek Burada. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nda geleceğe dair ne söylüyorlar? Hiçbir şey. 2053 vizyonunu konuşuyorlar mı? Konuşmuyorlar. 2071’i konuşuyorlar mı? Konuşmuyorlar. Yahu bunlar bir hafta sonrasını, 6 ay sonrasını bile konuşmuyorlar, konuşmuyor cesaret edemiyorlar. Daha kimi cumhurbaşkanı adayı yapacaklar, bunun ismini 7’li masa daha tartışmaya açmaya cesaret gösteremiyor. Bunlar bir saat sonrasını konuşmaya korkan insanlar, Türkiye'nin 5 yıl sonrasını, 10 yıl sonrasını, 20 yıl sonrasını hayal edip, projelendirip adım atabilirler mi? Yapamazlar. Onun için geleceği kuracak yine bu kadrodur. Ben bütün hemşehrilerime diyorum ki, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’ Allah'ın izniyle biz sizlerin dua ve desteğiyle aziz milletimize hizmet ettik. Yeniden bize güç aktarırsanız 2023’ten sonra 20 yılın tecrübesini de üzerine koyarak bu millete daha büyük hizmetleri yapmak için emrinize amade olduğumuzu ifade ediyorum.

 

 

Adres

06659 KIZILAY / ANKARA

Telefon

90 (0312) 417 77 70

E-Posta

basinisaretadalet.gov.tr