BAKAN GÜRLEK: (MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI) “BU İŞİ ÖZELLİKLE FETÖ’NÜN YAPTIĞI KONUSUNDA ÇOK CİDDİ DELİLLER VAR”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın FETÖ organizasyonu olduğuna işaret eden güçlü deliller bulunduğunu ve soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini söyledi.
Uyuşturucu, yasadışı bahis, sanal kumar ve suç örgütleriyle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, sokaklarda vatandaşların huzurlu dolaşacağını belirterek, “Yeni nesil suç örgütü adı ne olursa olsun bunları tamamen sileceğiz” dedi.
Bakan Gürlek Ahbap soruşturmasına ilişkin olarak, vatandaşın hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca gönderdiği yardım paralarını Haluk Levent’in şahsının almasının suç olduğunu belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber canlı yayınına konuk oldu.
Bakan Gürlek, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın FETÖ organizasyonu olduğuna işaret eden güçlü deliller bulunduğunu ve soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini söyledi.
Soruşturmayı Ankara Başsavcılığı’nın sürdürdüğüne dikkat çeken Bakan Gürlek, dosyayı uzman ekiplerin incelediğine vurgu yaptı. Bakan Gürlek, “Başsavcılığımız bunu gördü, burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz bir operasyon yapıldı. 19 kişi tutuklandı. 21 kişi gözaltına alınmıştı. Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim de inceledim delilleri, çok ciddi emareler var” dedi.
DİKKAT ÇEKEN PARMAK İZİ DETAYI
Dosyada dikkat çeken detayların olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Tabii daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesinden dolayı mı helikopter düştü ya da hava şartları, helikopterin diğer eksikliklerinden dolayı mı düştü diye. Tabi burada F-4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantılar araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin özellikle Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun 'Hava Kuvvetleri imamı' ile 'mahrem imam' ile o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor” dedi.
“CİDDİ ŞÜPHE VAR, KUVVETLİ ŞÜPHE VAR”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında bu eylemi FETÖ’nün yaptığına dair bir kanaat oluştuğunu belirten Bakan Gürlek şöyle dedi: “En son biliyorsunuz Elazığ il imamı tutuklanmıştı. Onun ByLock yazışmaları çıktı. Elazığ il imamının özellikle mülkiye yapılanmasından birisiyle ByLock yazışmasında ‘tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu süreçten çok endişeliydi. Bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun’ şeklinde bir yazışması var. Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor. Ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konulup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonunu yaptı. Muhtemelen devamı da gelecektir. Ama burada ilk deliller, ben kendim de inceledim dosyayı biliyorsunuz ben savcılık başsavcılık da yaptım. Gördüğüm kadarıyla bir FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayet eyleminin işlendiği konusunda bir şüphe var. Ciddi şüphe var, kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan Başsavcılık durumu değerlendirecektir.”
YENİ DELİLLER KAPSAMINDA OPERASYONLAR GENİŞLEYEBİLİR
Yeni deliler kapsamında tekrardan operasyonların genişleyebileceğini ifade eden Bakan Gürlek, “Özellikle gözaltında tutuklama kararı verilenlerin FETÖ ile irtibatları, bunların tekrardan bir HTS analiz çalışmaları, en son kimlerle görüştüğü, bu organizasyonun mutlaka devamı gelecektir. Sonuçta bir FETÖ organizasyonuysa ama burada Başsavcılığımızın takdirinde, soruşturmayı yürüten makam, başsavcılık makamı devamı gelir ya da ne zaman yapar onu bilemiyoruz” şeklinde konuştu.
AHBAP SORUŞTURMASI ŞİLE BELEDİYESİ SORUŞTURMASI İLE BAŞLADI
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturmanın nasıl başladığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Gürlek, sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Şile Belediyesi soruşturması sırasında elde edilen bulguların ardından şekillendiğini kaydetti. İncelemeler sırasında Ahbap Derneği hesaplarından bazı kişilerin hesaplarına yüksek tutarlı para transferleri yapıldığına ilişkin bulgulara rastlandığını vurgulayan Bakan Gürlek, para hareketlerinin Savcılık tarafından şüpheli bulunarak soruşturmanın kapsamının genişletildiğini söyledi.
HEMEN MASAK RAPORU ALINIYOR
Bakan Gürlek, Haluk Levent’in üvey kardeşi Berkant Acil’in Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındığını belirtti. Aynı soruşturmada gözaltına alınan Yeliz Kaya’nın Ahbap Derneği ile irtibatı çıktığını ifade eden Bakan Gürlek, Berkant Acil ve Yeliz Kaya'nın MASAK raporlarıyla banka hareketlerinin incelenmesiyle, Haluk Levent'le bir para trafiğine ulaşıldığını söyledi. Bakan Gürlek, “Kardeşler arasında para trafiği var. Ama burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yeliz Kaya'nın Ahbap’ta bir sıfatı yok. Bir yönetim kadrosunda sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneğinden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar. Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii Savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya'nın ifadesi alıyorlar, hesap hareketleri var. Ahbap ile senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki ‘Bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı’. Arkadaşlar da hemen bir MASAK raporu alıyorlar” diye konuştu.
KAÇMA GİRİŞİMİNDE BULUNUNCA GÖZALTINA ALINDI
Haluk Levent’in yurt dışına kaçmasının söz konusu olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, "Haluk Levent, İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı. 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti. Pazar günü Haluk Levent'i aldılar” şeklinde konuştu.
“BİZİ İLGİLENDİREN KISMI AHBAP DERNEĞİ'NDE TOPLANAN PARALARIN HALUK LEVENT'İN ŞAHSINA ALINMASI”
Soruşturmanın temel dayanağının MASAK raporları olduğunu belirten Bakan Gürlek, Ahbap Derneği’nde resmi görevi bulunmadığı belirtilen bazı kişilerin hesaplarına dernek hesaplarından yüksek tutarlarda para aktarıldığının tespit edildiğini, bu transferlerin daha sonra farklı hesaplara yönlendirildiğinin değerlendirildiğini ifade etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın derinleştirildiğini vurgulayan Bakan Gürlek, ilgili banka kayıtları, hesap hareketleri ve mali verilerin ayrıntılı şekilde incelendiğini kaydetti.
Savcılık tarafından yürütülen teknik ve mali incelemelerin ardından gerekli adli tedbirlerin uygulandığını ifade eden Bakan Gürlek, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatarak, deprem sonrasında derneğe kamuoyunun yoğun desteğiyle önemli miktarda bağış topladığını ifade etti.
Soruşturma kapsamında elde edilen MASAK raporlarında bazı bağış paralarının kişisel hesaplara aktarıldığının değerlendirildiğini aktaran Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“Burada ilgilendiren konu ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde biliyorsunuz çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diyorum. Burada Haluk Levent'in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı aktif olarak, yoğun olarak bu dernek yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever Türk milleti. Ben o zaman Hatay'daydım, Bakan Yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi. Yurt içinden, yurt dışından. Burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz haçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine.
Özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarda gündeme geldi. Yani burada önemli olan derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması neden değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. Ahbap da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi.
Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar, o zamanki Türk Lirası hesabına göre 4.3 milyar TL. Şu an o zaman ki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı Ahbap Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bizde suç olup olmadığı bu. Burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük. MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti.
Bakın Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Bu suç. Nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını.”
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, şu ana kadar 28 kişinin tutuklandığını, 21 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını ifade etti.
Adalet Bakanı Gürlek, yargı makamlarının tek amacının depremzedeler adına toplanan yardım paralarının hukuka uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığını ortaya çıkarmak olduğunu belirterek, “Başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra işte kumar, bahis vs. kullanılması. Suç olan kısım bu” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın yalnızca dernek hesaplarındaki para hareketleriyle sınırlı olmadığını, elde edilen yeni deliller doğrultusunda kapsamının genişlediğini söyledi. Bakan Gürlek, iddiaya göre deprem yardımları kapsamında toplanan bazı paraların farklı hesaplar ve şirketler üzerinden aktarıldığının değerlendirildiğini belirterek, bu süreçte kurulduğu öne sürülen bir kripto şirketi ile çeşitli taşınmaz devirlerinin de soruşturma dosyasında yer aldığını ifade etti.
Soruşturma kapsamında incelenen mali hareketlere ilişkin bilgi veren Bakan Gürlek, bazı taşınmazların önce Ahbap Derneği’nde resmi görevi bulunmadığını söylediği Yeliz Kaya adına, ardından kısa süre içinde Esin Çağlar isimli başka bir kişi adına devredildiğinin aktardı. Bu işlemlerin ayrıntılı şekilde araştırıldığını kaydeden Bakan Gürlek, soruşturmanın mali boyutunun MASAK raporları, banka kayıtları ve tapu hareketleri üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.
Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“Tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent'in bahis, kumar ya da özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım. Dernek hesabından şahsi hesabını alarak kullanılması var. Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Şu anda savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyor, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Yani burada soruşma devam ediyor. Soruşma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var. Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra Yeliz Kaya taşınmazlar var. Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. Taşınmaz devri yapılmış. Borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum. Bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. ‘Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim’ dedi. Baktık gerçekten senetler var. Taşınmaz devirleri var. Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya alıyor. Yeliz Kaya'nın bir resmi sıfatı yok. Bunu tamamen mali işlerin takiben. Yeliz Kaya'dan da birkaç gün sonra 3. bir şahsa geçiyor. Esin Çağlar isimli bayana geçiyor. Burada da soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Savcılık da buna bakıyor. Savcılık bunun hesabını sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte Devlet Kurumları çalışmıyor. İşte Ahbap görevini yapıyor. Bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarının alması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz. Pişman olduklarını söylediler. Haluk Levent'in gerçek yüzünü görmediklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır.”
“UMUT ALTAŞ’IN TÜRKİYE’YE GETİRİLMESİ İÇİN ABD MAKAMLARIYLA GÖRÜŞÜLÜYOR”
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmasının kilit isminin Umut Altaş olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Kırmızı bülten çıkartmıştık. Biliyorsunuz şu an Amerika'da tutuklandı. Onun cezaevinde görüştüğü bir şahsın ses kaydı dosyaya delil olarak sunuldu. Burada özellikle Umut Altaş'ın çok önemli itirafları var. Ama tabii Umut Altaş'ın biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük. Orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç” dedi.
“CENAZENİN YERİNİN BULUNACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Gülistan Doku soruşturması için özel bir ekip kurduklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Cenazenin yerinin korucular tarafından gömüldüğü yer birkaç defa yer değiştirdiği iddiası var. Soruşturma devam ediyor. Bu konuda biz de elbette eğer bir cenaze yerini varsa bunun ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Çünkü sonuçta Gülistan Doku'nun ailesinin de en azından kabrinin başına gidip bir dua etme hakkı var. İnşallah ben bunun da çözüleceğini düşünüyorum” diye konuştu.
SAVCILAR KARARLILIKLA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş dosyası ile ilgili de yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşündüğünü söyledi. Savcıların kararlılıkla çalışmaları sürdürdüğünü ifade eden Bakan Gürlek, “Cep telefonunun özellikle açılması için önce Çin'e göndermiştik. Çin'de çözümleme yapılamadı. Tekrar özel bir ekip kurduk. Şu an inşallah cep telefonunu açmayı düşünüyoruz. HTS, baz istasyonu çalışması yapıyoruz. Aynı şekilde az önce söylediğim gibi Tunceli'de kurduğumuz özel ekip aynı şekilde benzerinde Rojin Kabaiş soruşturması için kurduk. Başsavcılarımız, savcı arkadaşlarımız kararlı bir şekilde çalışıyor. Soruşturma devam ediyor. İnşallah yakın zamanda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
“DEVLET BU CİNAYETLERİ ORTAYA ÇIKARMAK ZORUNDADIR”
Ortada bir cinayet varsa devletin temel görevinin bu cinayeti aydınlatmak olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, “Yani zaman geçmiş olabilir elbette. Zamanında suçlar ortaya çıkarılmamış olabilir. Ama devlet mutlaka bu cinayetleri ortaya çıkarmak zorundadır” dedi.
Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku’nun gencecik, hayatının baharında insanlar olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, “Elbette ailelerinin de ortada bir cinayet varsa bunun sonuçlarının faillerinin ortaya çıkarmak hakkını bilme hakkı vardır. Bu konuda biz zaten aileleriyle de görüşüyoruz. Ben Ankara'ya da çağırdım. Burada özellikle mağdur ailelerimizle de görüştüm. Bu Faili Meçhul Suçlarla Mücadele birimi özellikle önemli şeyler yapıyor. İnşallah yakın zamanda da diğer aydınlatılmamış cinayetlerin çözüldüğünü göreceksiniz” dedi.
“DNA EŞLEŞTİRME SONUÇLARINI BEKLİYORUZ”
Bakan Gürlek, DNA eşleştirmesine çok önem verdiklerini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle Rojin Kabaiş’te DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Günümüz teknolojisi kullanıp uzman ekiplerle gerekirse özel ekip kurarak yerine giderek, olay mahalline giderek delileri tekrardan toparlıyoruz. Dosya en ince ayrıntısına kadar okuyoruz. Yani burada bizim kurmuş olduğumuz birimdeki arkadaşların tek görevi bu cinayetlere bakmak, bu suçların ortaya çıkarılmasını sağlamak.”
“YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTÜ OLSUN, ADI NE OLURSA OLSUN BUNLARI TAMAMEN SİLECEĞİZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sokaklarda vatandaşlarımızın huzurlu dolaşacağını belirterek, “Yeni nesil suç örgütü olsun, adı ne olursa olsun bunları tamamen sileceğiz” dedi.
Uyuşturucu, yasadışı bahis, sanal kumar ve suç örgütleriyle sonuna kadar mücadele edeceklerini belirten Bakan Gürlek, “Ben bütün başsavcılarımızla da özel, tek tek görüştüğümüzde de geçen başsavcılar toplantısı vardı, orada da söyledim. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Yani sokaklarda kesinlikle vatandaşlarımız huzurlu dolaşacak. Yeni nesil suç örgütü olsun, adı ne olursa olsun bunları tamamen sileceğiz. İçişleri Bakanımızla da koordine halindeyiz. Kolluk görevlilerimiz de bu konuda hassas. Yani yeni yöntem bulsalar da savcılarımız sık sık operasyonlar yaparak bu örgütlerin belini kıracak” diye konuştu.
“SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELEDE KARARLIYIZ”
Bakan Gürlek, suç örgütleriyle mücadelede kararlı olduklarını dile getirerek, “Biz özellikle İçişleri Bakanımızla da bu konuda sürekli toplantılar yapıyoruz. Adli kolluk anlamda da kolluk teşkilatımızla da sürekli istişare halindeyiz. 3.381 operasyon yapılmış” dedi.
“ŞİKE, BAHİS, TEŞVİK TAMAMINA BAKILIYOR”
Bahis Soruşturmaları hakkında da bilgi veren Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“Şimdi ben İstanbul Başsavcısı'yken bu konuya önem verdik. İstanbul'da da özel bir birim kurmuştuk. Başsavcılık bünyesinde sadece bu suçlara bakan bir birim kurduk. Şu an Türkiye'nin tamamında bu birim kurduk. Sadece yasadışı bahis, şike, teşvik bunlara bakıyor bu görevli birimimiz. Burada elbette önemli. Yani futbol hepimiz izliyoruz, takip ediyoruz. Bunun temiz kalması lazım. Yasadışı bahis derken sadece futbol değil. Yani burada basketbol alanında da var. Biz bunu da gördük. Arkadaşlar da şu an çalışıyor. Burada emeğe, alın terine saygı duymak lazım”
“BİZ KESİNLİKLE SPORUN TEMİZ OLMASINI İSTİYORUZ”
Bakan Gürlek, sporun temiz olması gerektiğini belirterek, “Yasa dışı bahis operasyonları, şike, teşvik operasyonları çok önemli” dedi.
Yasa dışı bahisin toplumun kanayan yarası olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, “Şimdi bakın burada da futbol federasyondan veriler geliyor. Arkadaşlarımız MASAK incelemesi yapıyor. Para hareketleri, para trafiklerine bakıyorlar. Aynı şekilde gerekirse HTS çalışması yapılıyor. Bunlar birden olmuyor. Operasyon aşaması için bir hazırlık yapılması gerekiyor. Burada zaten hazırlık yapıldığında da başssavcı arkadaşlarımız operasyonu yapıyor. Futbolda yapıldı, basketbolda da yapılabilir, diğer şeylerde de yapılabilir. Biz kesinlikle sporun temiz olmasını istiyoruz” dedi.
“TEK BAŞINA BİR İTİRAFÇININ BEYANINA DAYALI OLARAK HİÇBİR OPERASYON YAPILMIYOR”
Adalet Bakanı Gürlek, belediyelere yönelik yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Soruşturmalarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin beyanlarının önemli olduğunu belirten Bakan Gürlek, tek başına itirafçı ifadelerine dayanılarak operasyon yapılmadığını, tüm iddiaların somut delillerle desteklendiğini söyledi.
Belediyelere yönelik soruşturmaların, Cumhuriyet Başsavcılıklarına ulaşan ihbarlar, şikayetler, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadeler, MASAK raporları, para hareketleri ve diğer maddi deliller doğrultusunda yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Gürlek, “Gelen ihbarlar, şikayetler, etkin pişmanlıkta bulunan şahısların beyanları, MASAK raporları, para trafikleri, deliller var. Genelde maddi deliller oluyor bunlar. Maddi delilleri değerlendirerek bir operasyon aşamasına geçiyor.
Genelde etkin pişmanlık beyanları etkili oluyor, Ben başsavcılığım zamanında da özellikle İBB operasyonlarında da gördük yani içeriden çözülme önemli. Çünkü bir yerden sonra artık itirafçı olmak istiyor karar veriyor anlatıyor, özellikle kendisini yapmış olduğu eylemleri anlatıyor başkasının yapmış olduğu eylemleri anlatıyor. Şunu söyleyeyim kesinlikle vurgulamak istiyorum, tek başına bir itirafçının beyanına dayalı olarak hiçbir operasyon yapılmıyor. Bütün başsavcılarımız bu şekilde bunu somutlaştırması lazım. Maddi delil gerekiyor. MASAK raporu alınıyor, HTS trafiğine bakılıyor, söylediği gibi bir para hareketi olup olmadığına bakılıyor. Teyitli olarak yapılıyor. Bazen teknik takip yapılabiliyor. Suç üssü yapabilmek için parayı taşıyıp taşımadığı, parayı alıp almadığı bunlar yapılabiliyor. Bu kapsamda başsavcılarımızın takdirinde olan, devam eden süreçler.” dedi.
“MAHKEMELER SİYASİ PROPAGANDA ARENASI DEĞİLDİR”
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik davalar ile tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalardaki tutumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Bakan Gürlek, mahkeme salonlarının siyasi tartışmaların yürütüldüğü alanlar olmadığını söyledi. Geçmişte mahkeme başkanlığı da yaptığını hatırlatan Bakan Gürlek, yargılamaların yalnızca dosyadaki deliller ve hukuki kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü kaydetti.
Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“Ben mahkeme başkanlığı da yaptım. Bu olmaz. Mahkemeler kesinlikle siyasi propaganda arenası değildir. Mahkemelerde özellikle yargılama yapan heyete, savcıya kimse parmak sallayamaz. ‘İki gün sonra sen yargılanacaksın’ diye hesap soramaz. Sanık Ekrem İmamoğlu dosyada sürekli olarak bunu yapıyor. Polemik yapıyor. Şu an bence Ekrem İmamoğlu'nun üzerine atılı suçlardan dolayı aslında savunmasını yapması lazım. Onları çürütmesi yani iddia makamı bir iddia sundu. Dedi ki ‘143 eylemden hakkında isnat ediyorum.’ Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarıyla birlikte bu eylemlerin böyle olmadığını, işte bu şekilde olduğunu ispat etmesi gerekirken tam tersi olayı farklı mecralara çekmek istiyor. Yani mahkemelerde kesinlikle propaganda yapılmaz, yargılama yapılır. Mahkeme heyetleri de bu propaganda etkilenmez. Ekrem İmamoğlu şu an açıkçası resmen siyasi arena olarak siyasi şov malzemesi haline getirmeye çalışıyor bunu mahkeme başkanıyla, biz de takip ettik kamuoyundan. Sürekli olarak polemik çıkartıyor. İşi ileriye götürüyor hatta. ‘Sizi yargılayacağız’ diyor. İşte bana da diyor ‘Sizi yargılayacağız, günü gelecek.’ diyor. ‘Yargılanacaksınız’ diyor. Bu şekilde olmaz. Bunlar olmaz. Mahkemelerin kuralları vardır. Yargılamalar yapılır. Türk milleti adına dosyadaki somut delillere göre, vicdani kanaate göre karar verilir. Burada Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı hoş şeyler değil. Mahkemede eğer mahkemenin huzur ve disiplinini bozuyorsa genelini yapmak zorunda ki yaptı en son duruşmada anladığım kadarıyla duruşma salonundan atıldı. Bunu yapmak zorunda. Burada mahkemelerde savunma yapılır, deliller tartışılır. Sırasıyla avukatlar delileri çürütmeye çalışır, söz hakkı ister. Ama Ekrem İmamoğlu tamamen burada yani normalde savunma sırası da kendisinin olmamasına rağmen olayı farklı mecraları çekip siyasi bir araya çekmek istiyor. Olayı siyasileştirmek istiyor. Sanki yani 143 eylem söz konusu değil de efendim ben siyasi kişiliğim bu yüzden bana operasyon yapıldı, bu yüzden dava açıldı. Bunu söylemeye çalışıyor ama bu tavır yanlış. Mahkemelerde bundan etkilenmez. Yani dosyadaki delillere göre karar verir.”
DURUŞMANIN HUZUR VE DÜZENİNİ BOZAMAZSINIZ
Yargılama sürecinin usulüne uygun şekilde devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, mahkemenin önce tutuklu sanıkların, ardından tutuksuz sanıkların savunmalarını aldığını, daha sonra avukatların beyanları ile tanıkların dinleneceğini söyledi.
Adli tatil nedeniyle yargılamaya ara verildiğini hatırlatan Bakan Gürlek, sanıkların siyasi tartışmalar yerine haklarındaki isnatlara yönelik hukuki savunma yapmalarının yargılamanın sağlıklı ilerlemesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Bakan Gürlek, mahkeme başkanlığı dönemleri de örnek göstererek, “Özellikle Ekrem Bey'in ve diğer yargılanan kişilerin siyasi polemiğe girmeden dosyadaki dillere göre yargılama, savunma yapmasını istiyorum. Yani burada mahkeme de buna riayet ediyor. Sonuçta duruşmanın huzur ve düzenini bozamazsınız. Huzur ve düzenini bozarsanız da kanunda hâkime, mahkeme başkanına yetkiler tanınmış. Bunları uygulamak zorunda.” dedi.
Bakanı Gürlek, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturmalara ilişkin, "Özellikle yeniden para toplanması, sisteme para sokulması, özellikle maddi anlamda örgüt üyelerine bu paranın dağıtılması, finansal anlamda tekrardan bir yapılanmaya girişilmesi konusunda bir kısım tespitler yapıldı. Bunlarla ilgili arkadaşlarımız da çalışmalar yapıyor." dedi.
"FETÖ, AYNI ZAMANDA BİR CASUSLUK ÖRGÜTÜ"
FETÖ'yle mücadelenin bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, şöyle devam etti:
"FETÖ sadece devletimizin, milletimizin canına, malına kastetmiş bir örgüt değil, aynı zamanda bir casusluk örgütü. Bunun altını çizmek istiyorum. Zaten Yargıtay'ın vermiş olduğu kararlarda da FETÖ'nün bir casusluk örgütü olduğu kararlaştırıldı. En son 13 Temmuz günü bir operasyon yapılmıştı. 890 civarında gözaltı oldu. Yeni yapılanma var. O konuda arkadaşlarımız da çalışıyor. Bu örgüt amacından vazgeçmez. Amacından vazgeçmeyeceği için mutlaka yeni yöntemler deniyorlar."
Bakan Gürlek, son operasyonlarda örgütün yeniden para toplama faaliyetlerine ilişkin tespitler yapıldığını aktararak, "Özellikle yeniden para toplanması, sisteme para sokulması, örgüt üyelerine bu paranın dağıtılması, finansal anlamda tekrardan bir yapılanmaya girişilmesi konusunda bir kısım tespitler yapıldı. Bunlarla ilgili arkadaşlarımız da çalışmalar yapıyor." diye konuştu.
Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, bunun milli birlik ve kardeşlik projesi olduğunu, sürecin bir an önce tamamlanmasıyla ülkenin terör belasından kurtulacağını ifade etti.
Bakan Gürlek, göreve başladığında 81 ilin cumhuriyet başsavcılıklarına uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve sokak çeteleriyle mücadele konusunda genelge gönderdiğini belirterek, "Maalesef yeni nesil suç örgütleri çocuklarımızı kullanıyor. Çocuklara verilen cezaların azlığından dolayı onları suça teşvik ediyorlar, yönlendiriyorlar, azmettiriyorlar." ifadelerini kullandı.
DÜNYA KUPASI FİNALİ SIRASINDA SUÇÜSTÜ
Bakan Gürlek, Dünya Kupası finali sırasında gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonunun uzun süren teknik takip sonucunda gerçekleştirildiğini kaydederek, "Tam maçın başladığı anda operasyon yapıldı. Ana hafızalar ele geçirildi. Aslında maç başlamadan önce hazırlıkları takip ediliyordu. Bir anlamda suçüstü yapılmış oldu." diye konuştu.
Uyuşturucu kullananların testlerden kaçmak için çeşitli yöntemlere başvurduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Saç örneği alınmaması için saçını tamamen kazıtanlar oldu. Ancak gerektiğinde vücudun başka bölgelerinden örnek alınıyor. Kaçış yok. Sonuç mutlaka ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Sosyal medya platformlarına ilişkin yeni düzenlemenin hazırlıklarının tamamlandığını açıklayan Bakan Gürlek, düzenlemenin TBMM'nin yeni yasama döneminde gündeme geleceğini söyledi.
Bakan Gürlek, sahte hesaplar üzerinden işlenen suçların önüne geçmeyi amaçladıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Sosyal medyanın mutlaka kuralları olması lazım. Orada bir suç işlediğiniz zaman burada bir sorumluluk, bir hesap verilebilirlik olması lazım. Özellikle sosyal medya platformlarının sunucularıyla, Siber Başkanlığımızla toplantılar sonucunda güzel kanun maddesi yazdık. İnşallah ekim ayında bu kanun maddesi Meclis'e gelecek. Meclis'te de artık milletvekillerimizin takdiriyle inşallah yasalaşacak."
Gerçek kimlikle hesap kullanımı sisteminin yalnızca katalog suçlar bakımından işletileceğini vurgulayan Bakan Gürlek, "Vatandaşlarımızın kimlik bilgileri sosyal medya şirketlerine verilmeyecek. Sadece katalog suçlarda savcılık veya mahkeme talep ederse gerçek kullanıcı bilgisine ulaşılabilecek." diye konuştu.
Bakan Gürlek, yurt dışı kaynaklı dolandırıcılık ve tehdit mesajlarına ilişkin de çalışma yürüttüklerini ifade ederek, "Vatandaşlar isterse yurt dışından gelen arama ve mesajları tamamen kapatabilecek. Bunun dolandırıcılık ve tehdit suçlarını yüzde 95 oranında azaltacağını düşünüyoruz." açıklamasında bulundu.
Vatandaşların en önemli şikayetlerinden birinin davaların uzun sürmesi olduğunu belirten Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi'yle yargılamaların hızlandırılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirtti.
Yakın zamanda "Alo Adalet" uygulamasını devreye alacaklarını açıklayan Bakan Gürlek, "Vatandaşlarımız davasının neden uzadığını, hangi aşamada olduğunu anlık takip edebilecek. Karşısında muhatap bulabilecek." dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye'nin darbe döneminin ürünü olan 1982 Anayasası yerine toplumun tüm kesimlerini kapsayan yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
06659 KIZILAY / ANKARA
90 (0312) 417 77 70
basin
adalet.gov.tr

