ADALET BAKANI GÜRLEK FAİLİ MEÇHUL SORUŞTURMALARINA İLİŞKİN KONUŞTU: “SONUNA KADAR BU İŞİN PEŞİNDEYİZ”
BAKAN GÜRLEK: “ADALET BAKANLIĞI OLARAK DEMİR YUMRUĞUMUZU HİSSETTİRECEĞİZ”
“ADALET BAKANLIĞI’NA 15 BİN YENİ PERSONEL ALINACAK”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerle ilgili kurulan daire başkanlığının işleyişini anlatarak, “Devlet olarak biz diyoruz ki ‘Sonuna kadar bu işin peşindeyiz.’ Yani bir suç varsa mutlaka bunun faili var.“ dedi. Bakan Gürlek 15 bin yeni personel alınacağını açıkladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TGRT Haber canlı yayınında Gündem Özel programına konuk oldu.
Toplumu rahatsız eden olaylarla ilgili Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, “Göreve gelir gelmez arkadaşlarımızla bir çalışma yaptık. Burada bir ihtiyaç var. Toplumda bazı hassasiyet oluşturan, empati duymamız gereken durumlar olabiliyor. Burada bir eksiklik olduğunu gördük. Gülistan Doku, Rabia Naz gibi böyle özellikle hayatının baharında gencecik kızlarımızın işte geleceklerini daha yaşayamadan, hayatlarına doymadan yani cinayet mi, intihar mı bazı olayların böyle toplumu rahatsız ettiğini gördük. Bunun üzerine Bakanlığımızda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüzde faili meçhul suçları araştırmak üzere bir daire başkanlığı kurduk. Bir daire başkanımız, yeteri kadar tetkik hakimimiz var.” dedi.
“BİZİM SAVCILIK MAKAMI YERİNE GEÇİP SORUŞTURMA YAPMA YETKİMİZ YOK”
Faili meçhul cinayetlerle ilgili 638 dosyanın yeniden inceleneceğini vurgulayan Bakan Gürlek, incelemelerde soruşturma yapma yetkisinin olmadığını, tespit edilen hususlar doğrultusunda teknik destek verildiğini kaydetti. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu daire şu an itibariyle mahkemelerden 638 tane dosya aldı. Bizim savcılık makamı yerine geçip soruşturma yapma yetkimiz yok. Soruşturma yapma yetkisi sadece savcılık makamına ait. Biz burada bu dosyaları alıyoruz arkadaşların yani savcı arkadaşlarımızın bakış açısını değiştiriyoruz. Çünkü burada biliyorsunuz hassas bir süreç var. Delillerin toparlanma aşaması var. Yani deliller olay olduktan sonra sıcağı sıcağın toparlanması gerekiyor. İleride de toparlanabilir. Gülistan Doku olayında da bu soruşturma aslında 2025 yılında gelen bir ihbar, bir gizli beyan üzerine, gizli tanık beyanı üzerine hareketleniyor. Bizim asıl amacımız burada empati yapmak. Sonuçta bir kızcağız, gencecik hayatının baharında, ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Geleceği var, hayalleri var, umutları var. Devlet, kesinlikle bir olayı çözer, yani burada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bizim tamamen bu birimi kurma amacımız toplumda oluşan hassasiyeti dikkate almamız ve kararlılıkta da bu işin üzerine gitmemiz.”
“FAİLİ MEÇHUL KALMIŞ CİNAYETLERİN ORTAYA ÇIKARILMASINDA DEVLET OLARAK KARARLI BİR İRADE GÖSTERİYORUZ”
Daire Başkanlığının çalışmalarıyla faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterildiğini belirten Bakan Gürlek, “Burada aslında biz savcıların soruşturma yetkisine karışmıyoruz. Biz sadece savcılara birim kurarak mücadelede özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterdiğimizi ortaya çıkarıyoruz.” dedi.
“SAVCI ARKADAŞLARIMIZA TEKNİK OLARAK DESTEK VERİYORUZ, KARARLILIK İRADESİNİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Daire Başkanlığında dosyalar incelenirken eksiklikler var mı, toplanmamış delil var mı gibi detaylara bakıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, “Gülistan Doku da nasıl oldu? Bir daraltılmış baz istasyon çalışması yapıldı. Aynı şekilde bir gizli tanık beyanına itibar edildi. Ona göre yeniden incelemeler yapıldı. Yeni deliller ortaya çıktı. Burada biz tamamen savcı arkadaşlarımıza teknik olarak destek veriyoruz, kararlılık iradesini güçlendiriyoruz. Yani devlet olarak biz diyoruz ki sonuna kadar bu işin peşindeyiz. Yani bir suç varsa mutlaka bunun faili var” diye konuştu.
“AİLELERLE İSTİŞARE HALİNDEYİZ”
Ailelerle istişare halinde olduklarını ifade eden Bakan Gürlek, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Çağla Tuğaltay’ın aileleri ile görüştüklerini belirtti.
Bakan Gürlek, “Zaman zaman çağırıyoruz. Yeni çağıracağımız aileler de var. Onlar da elbette bize ulaşabilirler. Zaten burada biliyorsunuz resen savcılık soruşma başlatıyor. Bu suçlar resen araştırılması gereken dosyalar. Ama ailelerden de yeni belgeler, yeni deliller ya da onlara ulaşan yeni delil, belge varsa hem savcılığa, ilgili savcılığa hem de bize ulaşabilirler. Rahatlıkla ulaşabilirler, Bakanlıkta birimimiz burada. Kapımız her zaman açık. Çok rahat bir şekilde ulaşabilirler.” dedi.
BİZ BU SÜRECİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİYİZ
Her dosyanın incelenmesinin ardından dosyanın yeniden açılmayabileceğini de belirten Bakan Gürlek, “Savcının belki verdiği karar doğru. Savcı araştırdı, bütün delilleri topladı. Takipsizlik kararı verdi. Bu karar doğru da olabilir. Ya da savcı gözden bir belgeyi, delili kaçırdı ya da sonradan bir delil ortaya çıkmış da olabilir. Yani yeni deliller ortaya çıkıyor. Yeni itirafçı beyanlar ortaya çıkıyor ya da dediğim gibi mesela savcı bey sıcağı sıcağına bir şeyi atlamıştır yeniden bir inceleme yapılabiliyor. Bu konuda her dosya ile açılacak anlamına gelmiyor. Ama biz bu sürecin sonuna kadar takipçisiyiz. Ucu kime dokunursa dokunsun ile gidiyoruz. Savcı arkadaşımız da bu kararlılığı gördü. Sonuna kadar artık dosyaları açıyorlar. Burada inşallah bu dosyalardaki failler de ortaya çıkacak” diye konuştu.
ALTAŞ İÇİN KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARTILDI
Bakan Gürlek, Gülistan Doku davasında kırmızı bülten çıkarılan Umut Altaş ile ilgili ABD Adalet Bakanlığı ile görüştüklerini belirtti.
Gülistan Doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, Altaş hakkında kırmızı bülten çıkartıldığını ve iadesi için ABD Adalet Bakanlığı ile görüşüldüğünü ifade etti.
“İKRARLAR, TANIK BEYANI, MADDİ DELİLLER DE ÖNEMLİ”
Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum.”
“HASSASİYET OLUŞTURAN KONULARDA EMPATİ YAPTIK”
Adalet Bakanı olur olmaz toplumda hassasiyet oluşturan olaylarla ilgili empati yaptıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Yani evladını kaybeden aile biz de olabiliriz. Empati yaptık. Bizim burada sadece yaptığımız bu süreçlerin kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladık. Savcılar arkadaşlarımız da bu mesajı aldılar.” dedi.
“UYUŞTURUCUYA KARŞI DEVLET GENÇLERİ KORUMALI”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis operasyonlarında kararlılıkla mücadele gerektiğini vurgulayarak, bu mücadelede devletin gerekirse demir yumruğunu vurmak zorunda olduğunu söyledi.
Bu bataklığı kurutmamız lazım diyen Bakan Gürlek, “Ben Adalet Bakanlığı'na başladığım ilk gün, 81 tane il başsavcımıza genelge gönderdim. Yasadışı Bahis, yolsuzluk, ve uyuşturucu suçlarıyla mücadele konusunda kararlılıkla bütün başsavcılarımızın irade göstermesini ilettim.” dedi.
Devletin gençleri hem fiziken hem de ruhen korumak zorunda olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Yani şimdi biz de yasa dışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Bu konuda öncelikli olarak bir kere düzenleme yapmamız lazım.” diye konuştu.
“UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE DÜZENLEME GEREKLİ”
Uyuşturucu ile mücadelede bütün başsavcılıkların hassas davrandığını belirten Bakan Gürlek, bununla ilgili olarak yasal bir güncelleme yapılması gerektiğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Bizim kanunumuzda içicilik tabir edilen bir deyim var. Yani içiciye aslında ceza var ama tabi bu genelde 5 yıl denetimli serbestlik veriliyor. Ceza davası erteleniyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılabilir” şeklinde konuştu.
Uyuşturucu kullanma yaşının çok düştüğünü ifade eden Bakan Gürlek, “Mücadele etmemiz gerekiyor. Bu konuda yasal düzenleme de yapacağız” dedi.
“GENÇLERİN ÖZENMEMESİNİ İSTİYORUZ”
Yakın zamanda İstanbul’da yapılan uyuşturucu operasyonuna da değinen Bakan Gürlek, “Uyuşturucuda bir zincir var, silsile var. Yani burada kullanıcı var. Kullanıcıdan sonra torbacı var. Torbacıdan sonra yani bir ana torbacı var, ana dağıtıcı var. Bu silsile gidiyor. Şimdi zaten uyuşturucuda siz ilk başta kullanıcıyı alıyorsunuz. Kullanıcı size kimden aldığını söylüyor. Kimden alan daha sonra torbacıyı iletiyor. Burada mutlaka silsileyi yakalamanız gerekiyor” diye konuştu.
Ünlülere yapılan uyuşturucu operasyonuna da değinen Bakan Gürlek, ”Burada alınan kişiler toplumda ünlü olarak tabir edilen sosyal medyada fenomen olarak tabir edilen kişiler. Bunlara gençlerin biz özenmemesini istiyoruz.” dedi.
Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde İstanbul'daki kokain haritasını çözdüğünü ifade etti.
GÖKHAN BÖCEK VE ÖZKAN YALIM ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA BEYANDA BULUNDU
Bakan Gürlek Uşak ve Antalya soruşturmaları kapsamında da Gökhan Böcek ve Özkan Yalım’ın etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunu söyledi.
Bakan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde devam eden yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddialarına ilişkin soruşturmalar hakkında sorulan soruya, İBB davasına ilişkin sorular üzerine yargılama sürecinin devam ettiğini belirtti. Anayasa’nın 138. maddesine atıfta bulunan Bakan Gürlek, hâkim ve savcılara kimsenin emir ve talimat veremeyeceğini vurguladı.
Davada 407 sanığın bulunduğunu söyleyen Bakan Gürlek, etkin pişmanlık beyanlarıyla ilgili tartışmalara da yanıt verdi. İfadelerin geri çekildiği yönündeki iddialarla ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Gürlek, “Şu ana kadar ifadesini geri çeken ya da etkin pişmanlıktan vazgeçen kimse yok. En son Adem Soytekin vardı. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunmuştu. Mahkeme aşamasında da aynı ifadeleri tekrar etti. Yani böyle bir şey yok. Davada yürüyen bir süreç var. Savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Önce sanıkların savunmaları alınıyor. Daha sonra avukatların beyanları alınıyor. Daha sonra da tanık dinleme aşamasına geçilecek. Dosyadaki maddi deliller zaten soruşturma aşamasına getirildi. Burada yürüyen bir süreç var. Yani kesinlikle beyanını geri çeken bir şey yok.” dedi.
Bakan Gürlek, dosyada yalnızca tanık beyanlarının bulunmadığını belirterek, MASAK raporları, para hareketleri, HTS kayıtları ve bazı sanık beyanlarının da dosyada yer aldığını ifade etti. Bakan Gürlek, yargılamanın mahkeme heyeti tarafından yürütüldüğünü ve kararın Türk milleti adına mahkeme tarafından verileceğini söyledi.
“BU DOSYA SİYASİ DEĞİL, YOLSUZLUK DOSYASIDIR”
Davanın siyasi olduğu yönünde iddialar olduğu yönündeki soruya da Bakan Gürlek, savcıların dosyanın tarafına veya kişilerin siyasi kimliğine bakmadığını söyledi. AK Partili belediyelere yönelik soruşturmalara da işaret eden Bakan Gürlek, yargı süreçlerinde parti ayrımı yapılmadığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Bütün arkadaşlarımız dosyanın tarafına bakmaz. Kapağına bakmaz. Şahsın belediye başkanı olması, A partisinin olmasına, B partisinin olmasına bakmaz. AK Partili belediyelere de operasyon yapıldı. Yakın zamanda Halfeti biliyorsunuz kayyumdaydı. Operasyon yapıldı. Bildiğim kadarıyla tutuklandı. Şimdi burada bütün suç örgütlerinin bir amacı var. Sizin söylediğiniz şu an yargılamaya konu iddianame aşaması tamamlandığı için diyorum. Suç örgütünün bir elbette amacı var. Biz burada iddianamede bunu belirttik. Suç örgütünün amacı bir yolsuzluk havuzu oluşturuyor. Bu yolsuzluk havuzuyla aynı şekilde bir Cumhurbaşkanlığı fonu oluşturuyor. Yani sonuçta şahıs Cumhurbaşkanı Adayı olmak istiyor. Havuzda biriken paralarla, fonla birlikte bir Cumhurbaşkanı Adayı olmak için bir yol haritası çiziyor. Bir de bir partiyi dizayn etme olayı var. Bunu da biz belirttik. Yani biliyorsunuz delegelere para verilmesi, rüşvet dağıtılması bunlar iddianamede yazıyor. Şu an o kurultaydaki süreçlerle ilgili de ayrı davalar yürüyor. Biliyorsunuz hem Ankara'da Asliye Ceza Mahkemesi'nde bir dava var hem de İstanbul'da da bir dava var. Burada örgütün nihai amacını elbette biz iddianame de belirttik. Örgütün nihai amacı bir Cumhurbaşkanlığına giden yolda bir kendisine havuz oluşturmak, rüşvet havuzu, bir de partiyi dizayn etmek. Bunlar zaten nihai amaç olarak iddianame de yazıldı. Siz sorduğunuz için söylüyorum. Bunlar zaten kamuoyunda da biliniyor.”
Bakan Gürlek, Mutlak Butlan davasıyla ilgili sorulan soruya, “Şimdi Butlan davası Ankara'da Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili dairesinde. Yani burada tabii bir süreç var. Mahkeme tabii dosyayı ne zaman inceler ne zaman gündeme alır o mahkemenin belirleyeceği bir takvimde olur. Burada tabi yargı sürecini biz bilmiyoruz. Ama elbette buradaki butlan iddiası ya da davacılar biliyorsunuz zaten davacılar CHP, eski milletvekilleri davacı oldu. Yani burada butlan isteyen de CHP içerisinde. Dilekçeleri de var. Burada mahkeme tabii araştırmaları yapacaktır. Hem yargılama dosyalarını isteyecektir. Mahkemenin takdiri. Yani burada Gürkan Bey biz ne karar verecek ona karışamayız. Ne zaman karar vereceğine de karışamayız. Ama şunun ben altını çizmek istiyorum. Buradan bir siyasi polemik çıkartmaya gerek yok. Yani sosyal medyada görüyoruz işte. Televizyonlarda görüyoruz sürekli olarak bu karar verilecek, böyle karar verilecek. Bunlar mahkemenin gündeminde olan şeylerdir. Mahkeme dosya zamanı geldiği zaman karar verir, dosyadaki delillere göre karar verir. Bu sürece kimse karışamaz. Biz de karışamayız, başkası da karışamaz. Ben burada kesinlikle kurumlarımızın yıpratılmaması istiyorum. Yani orada sonuçta bu dosyayı incelen bir heyet var. Elbette günü geldiği zaman karar verecektir. Ne karar vereceğini kendilerinden başka kimse bilemez.” şeklinde yanıt verdi.
“MAHKEMELERDE SİYASET YAPILMAZ”
Ekrem İmamoğlu ve avukatlarının mahkeme salonundaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Gürlek, mahkemelerin siyaset arenası olmadığını belirtti.
Bakan Gürlek, “Mahkemelerde kesinlikle siyaset yapılamaz. Mahkemelerde sanıklar savunma yaparlar. Deliller ortaya konulur. Bir tartışma delillerin tartışması olur. Mahkeme başkanı duruşmayı yönetir. Taraflara söz verir. Sanıklara savunmalarını yapmaları için söz verir. Burada yani talimatla dava açıldı ya da özel olarak yargılama bu yanlış. Bizim kesinlikle bakın yani mahkemeleri yıpratmamamız lazım. Siyasi söylemlerde bulunmamamız lazım. Mahkemelerde siyaset yapılmaz. Siyaset arenası değildir. Yargılama yapılır. Deliller tartışılır. Sanıklar savunmalarını yapar” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun hakkında 143 tane eylem olduğunu ve bu eylemlere ilişkin savunmasını yapması gerektiğini kaydeden Bakan Gürlek, hakkındaki delillerle onları çürütmesi gerekirken İmamoğlu’nun en baştan beri olayı farklı noktalarla çektiğini ifade etti.
“MAHKEMELERDE SİYASET YAPILMAZ”
Bakan Gürlek, İmamoğlu’nun dosyadaki 407 kişi arasından biri olduğunu vurgulayarak, “Günü geldiğinde mahkemenin belirlediği gün takvimine göre elbette savunması verilecektir. Hakkındaki isnatlar bellidir. Ama bu özellikle ben şunun altını çizmek istiyorum. Yani bunları belirli bir siyasi tartışmaya sokmamak gerekir. Sonuçta mahkemeler Türk milleti adına yargı yapan bizim saygın kurumlarımızdır. Burada şov yapmak, siyasi konuşma yapmak heyete sataşmak bunlar olmaz. Yani heyetinde alacağı mutlaka tedbirler vardır. Bir usul vardır. Ben yıllarca Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yaptım. Yani sonuçta olmaz. Yani orada heyeti kışkırtmak, onlara hakaret etmek. Bunlar yapıldı gördük yani şu an. Maalesef bunlar yapılıyor. Yapılmaması gerekiyor. Mahkemelerde siyaset yapılmaz. Sadece yargılama yapılır. Mahkemeler de bunlardan etkilenmez” dedi.
Mahkeme heyetlerinin siyasi söylemlerle yıpratılmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, sanıkların usul kurallarına uygun şekilde savunma yapması gerektiğini ifade etti.
İBB dosyası kapsamında yeni iddianamelerin gelip gelmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Bakan Gürlek, belediye iştirakleriyle ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi. İhale dosyalarının incelendiğini, raporların beklendiğini belirten Bakan Gürlek, bazı dosyalarda iddianame süreçlerinin devam ettiğini kaydetti.
Bakan Gürlek, Büyükçekmece iddianamesine ilişkin de mahkemenin kabul veya iade yönünde karar verebileceğini, bu sürecin usule göre ilerlediğini ifade etti.
GÖKHAN BÖCEK VE ÖZKAN YALIM ETKİN PİŞMANLIK KAPSAMINDA BEYANDA BULUNDU
Bakan Gürlek, Antalya ve Uşak merkezli soruşturmalara ilişkin de sorulan soruları da yanıtladı.
Antalya’da iki ayrı sürecin devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, bir yanda Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve diğer kişiler hakkında yargılamanın sürdüğünü, diğer yanda ise Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni bir soruşturma bulunduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, Antalya’daki yeni soruşturma kapsamında operasyon yapıldığını ve Muhittin Böcek’in ikinci kez tutuklandığını belirtti. İstanbul’da da farklı bir soruşturmanın devam ettiğini söyleyen Bakan Gürlek, bu dosyada Zuhal Böcek’in tutuklandığını aktardı.
Gökhan Böcek’in Antalya’daki soruşturma kapsamında tutuklu olduğunu belirten Bakan Gürlek, Böcek’in etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine ilişkin beyanda bulunduğunu söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki para trafiği iddialarına ilişkin soruya da yanıt veren Bakan Gürlek, soruşturma içeriğiyle ilgili bilgi veremeyeceklerini belirterek, sürecin ilgili başsavcılıklar tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Uşak bağlantılı soruşturmayla ilgili soruyu da yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyada yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, örgüt kurma ve örgüt yönetme iddialarının bulunduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, Özkan Yalım’ın mal varlığına el konulduğunu ve etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunun kendisine aktarıldığını söyledi.
Bakan Gürlek, etkin pişmanlık sürecinin nasıl işlediğine dair de bilgi vererek, “Ben etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum diyor ya da avukatı da başvurabiliyor. Tabi burada savcı arkadaşımız cezaevinden getiriyor avukatıyla birlikte bildiklerini anlatıyor.” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, etkin pişmanlık beyanlarının tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, bu beyanların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bakan Gürlek, “Her etkin pişmanlık beyanına doğrudan itibar edilmiyor. Bunun somutlaştırılması lazım. Baz istasyonu kayıtları alınıyor, MASAK trafiği inceleniyor, delillendirilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, devam eden soruşturma ve yargılama süreçlerinde nihai değerlendirmenin savcılıklar ve mahkemeler tarafından yapılacağını belirterek, soruşturma gizliliği nedeniyle dosya içeriklerine ilişkin ayrıntı paylaşılmasının doğru olmayacağını kaydetti.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDEN HERKES ÇOK MEMNUN”
Terörsüz Türkiye süreci ile ilgilide konuşan Bakan Gürlek, ”Terörsüz Türkiye sürecini biz çok önemsiyoruz. Yani ülkenin gelişmesi için geleceği için bir kere terörün bitmesi lazım. Ben Diyarbakır'a da program için gittim. Burada vatandaşlarımız bu süreçten çok memnun. Orada Diyarbakır'ın kanaat önderleriyle bir akşam yemeği yedik. Orada hepsiyle tek tek sohbet ettik. Herkes çok memnun” şeklinde konuştu.
“MECLİS GÜNDEMİNE NE ZAMAN ALACAKSA, KATKI SUNMAYA HAZIRIZ”
Terörsüz Türkiye sürecinin mimarları olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Bakan Gürlek, “Gerçekten çok büyük bir risk aldılar. Mecliste de Sayın Numan Kurtulmuş Başkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Onun başkanlığında bütün partiler masaya oturdu. Bir ortak müzakere metni kurdular. Bildiğim kadarıyla meclis genel kurulunda şu an. Burada tabii bunun sınırlarını çizmek, kanun metnini hazırlamak elbette meclisin görevi ama biz teknik olarak meclise her zaman yardım etmeye hazırız. Bu konuda bizim kendi çalışmamız da var. Biliyorsunuz Kanunlar Genel Müdürlüğü bize bağlı. Burada arkadaşlarımız bu konuda sürekli olarak olaya vakıf. Meclis gündemine ne zaman alacaksa biz arkadaşlarımıza birlikte bu sürece katkı sunmaya hazırız” dedi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ YENİ ANAYASA İLE TAÇLANDIRILMALI”
Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte yeni bir anayasaya da ihtiyaç olacağını dile getiren Bakan Gürlek, “Hem Terörsüz Türkiye hem de bununla birlikte uyumlu bir anayasa olması gerekiyor.” dedi.
Kurumlardan cuntacı, vesayetçi dönemin izlerinin tamamen silinmesi gerektiğini söyleyen Bakan Gürlek, “Terörsüz Türkiye'nin de yeni anayasayla birlikte inşallah taçlanması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Bakan Gürlek 1982 anayasasının günümüz şartları itibariyle güncel koşullara uymadığını ifade etti.
ANAYASA MAHKEMESİNDEKİ DOSYA SAYISI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi’nde yaklaşık 700 bin civarında bireysel başvuru olduğunu belirtti. Bireysel başvurunun son zamanlarda çok fazla olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Bireysel başvuru özellikle bir demokratik adım olarak olumlu buluyorum. Bireysel başvuru bir kere hukuki olarak elbette olumlu katkı sağlıyor. Ama şunu da yapmamamız lazım. Kesinleşen dosyalar, yani Yargıtay aşamasından geçen dosyalarda her bireysel başvuru da kesin hükmü illa ortadan kaldıracak diye de algılamamamız lazım.” şeklinde konuştu.
“HEDEF SÜRE AŞILMAYACAK”
Vatandaşların yargılamaların uzamasından şikayetçi olduğunu belirten Bakan Gürlek, şöyle devam etti: "Vatandaşta adalete karşı olan güven duygusu aslında var ama birkaç örnekten dolayı vatandaşın bir memnuniyetsizliği var. Biz bunlarla ilgili de çalışma yapıyoruz. Bir kısmını 12. Yargı Paketi'ne koymayı düşünüyoruz. Bir boşanma davası 12 yıl sürmez. Bir kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Burada vatandaşımız mağdur. Biz empati yapıyoruz. Aynı davada bir hakim kiracı olsaydı, dava açsaydı, kendi davasına 4 yıl bakacak mıydı? Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz. İl ziyaretlerinde hakim ve savcı arkadaşlarla istişare halindeyiz. Özellikle yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin bir kısım tedbirler aldık."
Yargıda hedef süre uygulamasının olduğunu anlatan Bakan Gürlek, "Hedef süre aşıldıktan sonra hakim-savcı arkadaşlara bir şey yapılmıyordu. Hakim-savcı hedef süreyi aşıyorsa bunun gereği yapılacak. Biz zaten anlık olarak bunları görebiliyoruz ama bir hakimin şahsından kaynaklanan bir sorun varsa, hakim dosyasına çalışmıyorsa, tembellik yapıyorsa o hakimle ilgili de HSK devreye girecek, gereğini yapacağız." diye konuştu.
"YAKLAŞIK 800 BİN TL CİVARINDA BİR TAZİMAT ALDIM"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile karşılıklı davaları olduğunu anlatan Bakan Gürlek, tazminat davaları açtığını, çoğunu kazandığını söyledi.
"Özgür Özel benim hakkımda ne demiş, ne söylemiş benim umurumda değil. Ben Adalet Bakanı'yım. Türkiye'de vatandaşlarımızın gerçekten adalete ihtiyacı var bu konuda proje üretmem gerekiyor." diyen Gürlek, "Yaklaşık 800 bin TL civarında bir tazimat aldım ama istinafa gidiyoruz. Kazandıklarımız var yani kısmen kabul olanlar var. İstinafa gidiyor, bir kısmı Yargıtay'a gidiyor. Bu süreçler devam ediyor." değerlendirmesini yaptı.
Suça karışan çocuklarla ilgili düzenlemeler yapmayı düşündüklerini aktaran Gürlek, "15-18 yaş aralığı, 12-15 yaş aralığı cezaları artıracağız. Ağır düzenlemelerimiz var. Dünyadaki örneklere de bakıyoruz." dedi.
Kahramanmaraş'taki okul saldırısını hatırlatan Gürlek, "Adam öldürme ya da diğer suçlardan dolayı anne babanın üzerine düşen hükümlülükleri yerine getirmemişse ve burada bir eylem olmuşsa, çocuk tarafından burada elbette ailelerinin sorumlu olması gerekiyor" diye konuştu.
"BİR KİŞİNİN 6, 8, 10 TANE SİLAHI OLMAZ"
Birden fazla silaha sahip olan kamu görevlileri olduğu hatırlatılarak bu konuda bir sınırlama yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Bakan Gürlek, "Kamu görevlerinin harçtan muafiyet ilkesi var. Burada harç alınıp alınmayacağı ya da silahlara bir sınırlama getirilip getirilmeyeceği konuşuluyor. Bununla ilgili şu an bir düzenleme yok ama şahsi olarak bence burada bir boşluk var yani bir kişinin 6, 8, 10 tane silahı olmaz. Burada belirli bir sınır koymamız gerekiyor. O sınırdan sonrasına gerekirse devlet harç alacak." ifadelerini kullandı.
12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesinin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Bakan Gürlek, "İnfaz düzenlemesi yok. Özellikle dava süreçlerinin hızlanması konusunda bir kısım düzenlememiz var. Aynı şekilde boşanma davaları biliyorsunuz yıllarca sürüyor. Bu konuda boşanma davalarının çabuklaştırılmasına ilişkin bir kısım düzenlememiz var. Özellikle suça sürüklenen çocukların cezalarının artırılmasına ilişkin bir düzenleme var. Şu an tabii Meclisimizde olduğu için içeriğiyle ilgili fazla ayrıntılı bilgi vermek istemiyoruz. Kapsamlı bir çalışma yaptık." dedi.
"ADALET BAKANLIĞI'NA 15 BİN YENİ PERSONEL ALINACAK"
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı’na 15 bin yeni personel alımı konusunda izin alındığını açıkladı. Personel alımı ile ilgili ilana çıkacaklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Katiplik, yazı işleri müdürlüğü, infaz koruma memurluğu, adli hizmetler sınıfında personel alımı yapacağız. Bununla ilgili tabi ilana çıkacağız.” dedi.
PROGRAMI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ
06659 KIZILAY / ANKARA
90 (0312) 417 77 70
basin
adalet.gov.tr

