Adalet Bakanımız Sayın Kenan İPEK Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu’nun açılış töreninde katıldı.
Antalya’da Adalet Bakanlığı, Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde düzenlenen sempozyumda konuşan Adalet Bakanı Sayın Kenan İPEK, Ankara'daki terör saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Konuşmasında Hain ve alçak bir saldırı sonucu Ankara'da 97 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Sayın Bakan İPEK, "Üzüntümüz büyük, ölen vatandaşlarımıza rahmet, ailelerine sabır diliyorum" ifadesini kullandı.
İnsanların güvenliğine, yaşam hakkına yönelen bu saldırıların hesabının çok açık ve net olduğunu belirten Sayın Bakan İpek, "Bu saldırılarla Türkiye'nin kaybetmesi, istikrarsızlaşması, ülkemizin bir kaos ortamına sürüklenmesi hedefleniyor. Her zaman ifade ettiğim gibi millet olarak köklü bir milletiz. Devlet olarak da güçlü, büyük ve gelenekleri olan bir devletiz. Bu sorunları aşacak güçteyiz. Belki zaman aldı, alıyor, ama insanlarımızın canını alan bu terörü bitirecek güçteyiz" diye konuştu.
Terör örgütlerinin büyük oranda uluslararası güçlerin maşası olarak faaliyet gösterdiğini vurgulayan Sayın Bakan İpek, bugün belli terör örgütlerinin söylem olarak görüntüde maskeleme amacıyla farklı konuları öne sürdüğünü, fakat çok açık şekilde belli örgütlerin amaçsal anlamda bir ortaklık tesis ettiğini söylemek gerektiğini kaydetti.
Sayın Bakan İpek konuşmasına şöyle devam etti: "Yolları kesişen bu örgütler birbirini besliyor, birbirinin yolunu açıyor. Dini, mezhebi veya etnik açıdan belli söylemler ileri sürülüyor. Ancak biliyoruz ki olayların arka planında farklı hesaplar bulunuyor. Uluslararası sistemi ve iç siyaseti dizayn etme amacı çok açık ve net görülmektedir."
ADALET HİZMETLERİNDE DEVRİM NİTELİĞİNDE ADIMLAR
Adalet hizmetlerinde zaman yönetimi konusunda devrim niteliğinde adımlar atılacağını vurgulayan Bakan İPEK, "Belirli tür dava ve işlerde, ortalama görülme süreleri'ni belirleyeceğiz. Böylece, artık vatandaşlarımız açtığı davanın yaklaşık olarak ne zaman biteceği konusunda bir kanaat sahibi olacak”dedi.
Sayın Bakan İPEK Kknuşmasını şöyle sürdürdü:
“Adaleti ölçülebilir bir sosyal değer haline getirmek için yargının etkin işleyişini sağlamak, bunun için gerekli politika ve programları hayata geçirmenin temel hedeftir. Ancak en küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en girift olanına kadar her türlü uyuşmazlığın, bir "nihai çözüm" beklentisiyle yargı mercileri önüne taşınması, bir başka sorunu gündeme getirmiştir. Yargılama sürelerini uzatan, yargılama kalitesini düşüren bu sorun, dünyadaki pek çok hukuk sistemi için aynıdır. Yargı mercileri yıldan yıla artan ve ağırlaşan iş yükünün baskısı altında bulunmaktadır. Bu iş yükünün, en temel nedeni toplumun artan adalet beklentisidir. Bir taraftan adalet hizmetlerinde kapasite artırıcı önlemlerin, diğer taraftan adaletin sosyal hedefini gerçekleştirecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.
YARGI REFORMU STRATEJİSİ
Yargı Reformu Stratejisi'nin bu hassasiyet temelinde şekillendiğini vurgulayan Sayın Bakan İpek, geçen nisan ayında kamuoyuna duyurulan Strateji Belgesi ile adalet hizmetlerinde hem fiziki altyapının geliştirilmesinin, ihtiyaç duyulan nitelikli personel ve yargı mensubu sayısının artırılmasının hem de geleneksel yargılamaya alternatif usulleri de içerecek biçimde, çağdaş hukuk uygulamasının sistemde yerini almasının hedeflendiğini bildirdi.
Sayın Bakan İPEK, "Bu çerçevede temel parametreler belirlenmiş, önümüzdeki beş yılın yol haritası çizilmiştir" dedi.
Yeni Yargı Reformu Stratejisi'nin iki temel düşünce üzerinde inşa edildiğini anlatan Sayın Bakan İpek, bunların yargıya intikal eden iş yükünün azaltılması ve yargılama sürelerinin kısalması olduğunu söyledi.
Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulamalarında belirli bir mesafe kat ettiklerinin altını çizen Sayın Bakan İPEK önümüzdeki süreçte belli alanlarda arabuluculuğu zorunlu hale getireceklerini kaydetti.
Sayın Bakan İPEK, geçen aralık ayında kanuni yürürlük kazanan İstanbul Tahkim Merkezi'nin etkinleştirilmesi gerektiğini düşündüğünü de vurguladı.
DAVALARIN ORTALAMA SÜRELERİ BELİRLENECEK
Zorunlu hakem heyetlerinin uygulama alanlarının genişletilmesine değinen Sayın Bakan İPEK, şunları kaydetti:
"Ceza muhakemesi ve idari yargıda alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi, var olan usullerin etkinleştirilmesi de üzerinde durduğumuz konular arasındadır. Bu çalışmalarla yargıya gelen iş yükünde büyük bir azalma olacağı düşüncesindeyim. İkinci temel hareket noktamız olan yargının hızlı işlemesinde de belli noktalara yoğunlaşmış durumdayız. Bu işin olmazsa olmazı mekan ve insandır. Gerek hakim-savcı gerekse de diğer personel alımları ile bu anlamda açıkları kapatma çabasındayız. Diğer yandan son on yıldır süren adalet sarayları yapımına devam ediyoruz. Adalet hizmetlerinde devrim niteliğindeki bir değişim, yargıda zaman yönetimi için atılacak adımlarla gelecek. Belirli tür dava ve işlerde, ortalama görülme sürelerini belirleyeceğiz. Böylece, artık vatandaşlarımız açtığı davanın yaklaşık olarak ne zaman biteceği konusunda bir kanaat sahibi olacak. Yargıyla ilgili yapılacak memnuniyet anketleri, mahkemelerin hazırlayacakları faaliyet raporları, yargı etik kuralların belirlemesi gibi çalışmalar, yargıda şeffaflık ve hesap verebilirlik hedeflerine hizmet edecek."
Sayın Bakan İPEK, yargıyla vatandaş arasındaki en önemli iletişim köprüsü olan medya kurumlarıyla da ilişkileri geliştireceklerini, yargı-medya ilişkilerinde yürütülen proje ve pilot adliye uygulamalarının yurt geneline yaygınlaştırılacağını sözlerine ekledi.
İSTİNAF MAHKEMELERİ GELECEK
Noterlik ve avukatlık kanunlarının, ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda yeniden ele alınacağını kaydeden Sayın Bakan İPEK, yargının hızlı bir işleyiş kazanması amacını taşıyan sisteme ilişkin en önemli yeniliğin, önümüzdeki yıl faaliyete geçecek olan "İstinaf Mahkemeleri" olacağını anlattı.
Sayın Bakan İPEK, "Bu mahkemeler, yavaşlayan yargı sistemimiz için büyük bir enerji kaynağı olacak, daha hızlı ve daha etkin bir yargılama için büyük bir imkan sağlayacak" dedi.
Yargıtay'a yılda ortalama 1 milyon dosyanın intikal ettiğini, bu sayının Fransa'da 45 bin, Almanya'da 9 bin, İngiltere'de 6 bin civarında olduğunu vurgulayan Sayın Bakan İPEK, istinaf kanun yolunun hayata geçmesiyle davaların yaklaşık yüzde 90'ının İstinaf Mahkemeleriyle sonuçlanacağını, yüzde 10 kadarının da yüksek yargıya gideceğini kaydetti.
Bu amaçla hazırlanan kanun düzenlemeleri hakkında bilgi veren Sayın Bakan İPEK, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin etkinleştirilerek, iş yükü sorununun ortadan kaldırılmasına hizmet edecek ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek bir kanun tasarısı taslağı hazırlanması amacıyla çalışma grubu kurulduğunu dile getirdi.
Sayın Bakan İPEK, öngörülebilir ve şeffaf bir icra ve iflas hukukunun kurulması için bir kanun tasarısı taslağı hazırlanması amacıyla oluşturulan bilim komisyonunun da özverili şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.
Sempozyuma, Sayın Bakan İPEK'in yanı sıra, Danıştay Sayın Başkanı Zerrin Güngör, Yargıtay Birinci Başkanı Sayın İsmail Rüştü Cirit, TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, yargı mensupları, bürokratlar ve akademisyenler katıldı.