“FETÖ İLE MÜCADELEDE ASLA REHAVETE DÜŞEMEYİZ” A+ A-
12.04.2018

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin düzenlediği, “Türkiye’de Hukuk ve Yargı Reformu” konulu programda Türk vatandaşlarla bir araya geldi.

Yargının, Fetullahçı Terör Örgütü’ne yönelik mücadelesinin sürdüğünün altını çizen Bakan Gül, “Herkesi temizledik, tespit ettik diye bir rahatlık bizi rehavete sürükler. Asla bu mücadelede bir an bile olsa rehavete düşemeyiz. Eğer düşersek bizden sonra gelecek nesiller bunun hesabını da bizden sorar” dedi.

Bakan Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz nerede bulunursak bulunalım, hangi coğrafyada bulunursak bulunalım, dünyada işgal etmeyen ve işgale uğramayan hangi millet vardır? Türk milleti. Bizim emperyal duygularımız olmaz. Biz sadece ve sadece ve her ortama barış, selam, huzur getiririz. İnandığımız değerler bizlere bunu öğretiyor”

"Bizim inancımıza göre, adalet herkese hak ettiğini vermektir. 'Kızım Fatıma dahi olsa yanlış yaparsa hesabını sorarım' anlayışı elbette hepimiz için temel bir prensiptir. Adaletin hiçbir şekilde hiçbir vatandaşımızın nezdinde zedelenmemesi gerekmektedir. Herkes için adaleti tesis etme anlamındaki çabamızı hep birlikte yapacağız"

Bakan Gül, "Esasen son zamanlarda ülkemize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik eleştirilerin, algı operasyonlarının nedeninde de Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanımızın liderliği ve Türkiye'nin başarısı yatmaktadır. Türkiye son 15 yılda gerçekten çok önemli adımlar attı. Türkiye eskiden memuruna ve emeklisine maaş veremeyecek durumdaydı. Bugün birçok küresel krize rağmen Türkiye hamdolsun kendi ekonomisiyle ayakta durmayı başaran bir ülke haline gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN BARIŞÇI DİLİ, İNŞALLAH BÜTÜN DÜNYADA SESİNİ YÜKSELTMEYE DEVAM EDECEK”

"Türkiye ne çok ileriye gitmeli ne çok büyümeli ne de yerlerde sürünmeli. Türkiye yönetilebilen bir ülke olmalı ki bir pazar olsun. Türkiye ne ölmeli ne olmalı. Yaklaşım buydu. Türkiye 'hasta adam' olarak yatağında yatsın, pazar olarak kullanılsın ve nefes alıp versin ama kalkıp bir liderlik, bir vizyon bir strateji sahibi olmasın. Asıl düşünce buydu. Türkiye işte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ayağa kalkınca birileri bundan rahatsız oldu. Onlar bundan rahatsızlık duysalar da çatlasalar da patlasalar da Türkiye'nin barışçı, Türkiye'nin kuşatıcı ve kardeşlik dili, güçlü dili inşallah bütün dünyada sesini yükseltmeye devam edecek.

Biz nerede bulunursak bulunalım, hangi coğrafyada bulunursak bulunalım, dünyada işgal etmeyen ve işgale uğramayan hangi millet vardır? Türk milleti. Bizim emperyal duygularımız olmaz. Biz sadece ve sadece ve her ortama barış, selam, huzur getiririz. İnandığımız değerler bizlere bunu öğretiyor”

Gül, dünyanın bir ahlaki kriz içinde olduğunu ve küresel bir adaletsizliğin yaşandığını vurguladı.

"Yaratılanı severiz Yaratan'dan ötürü" anlayışının en temel prensipleri olduğunu dile getiren Gül, "Bu medeniyetin temsilcileri de bizleriz. Bulunduğumuz her yerde kendi değerlerimizden vazgeçmeyeceğiz. Dilimizi, inancımızı ayakta tutacağız ve insani, ahlaki tüm ilişkilerimize bunu yansıtacağız. Bir Müslüman bir Türk olarak, kendi inançlarımızla hangi inançtan olursa olsun, herkesin gıpta ile gösterdiği bir hale gelmemiz lazım." yorumunu yaptı.

Türk vatandaşlarının, asimile olmadan bulundukları ülkelerde toplumun değerleriyle barışık ve o ülkelerin hukukuna uygun bir şekilde çalışmalarını gerçekleştirmelerini isteyen Gül, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye her zaman sizin yanınızda oldu. Bizler için nasıl Konya'da, nasıl Sivas'ta, nasıl Ankara'da, Çankırı'da bir vatandaşımız hangi haklara, hangi yaklaşıma sahipse sizler de bizim için aynı değerdesiniz" ifadelerini kullandı.

Devletin eskiden vatandaşları "makbul olan ve olmayan" diye ikiye ayırdığını anlatan Gül, 16 Nisan referandumuyla artık bu ayrıma son verildiğine dikkat çekti.

Referandum sonucu kabul edilen anayasa değişikliğiyle artık milletin her zaman söz sahibi olduğu bir hükümet sistemine geçildiğini söyleyen Gül, "Peki ne zaman geçildi? 16 Nisan'da oy verdik, akşama geçtik mi? Hayır. Yapacağımız 2019 seçimlerinden sonra bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Gül, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir istikrar getireceğini belirtti.

“MİLLETİMİZ HAYASIZCA AKINA DUR DEDİ”

Türkiye'de siyasal ve ekonomik istikrar devam edince birilerinin rahatsız olduğunu dile getiren Gül, "Ne yaptılar? Türkiye'de Gezi meselesiyle, Türkiye'de 17-25 Aralık yargı darbe girişimiyle, Türkiye'de 15 Temmuz FETÖ ihanet çetesinin, terör örgütünün darbe girişimiyle ülkemizi ortadan kaldırmak, ülkemizi işgal etme girişimlerine birileri girişti." ifadelerini kullandı.

Gül, Türkiye'de devletin içine sızmış ve devleti ele geçirmeye ayarlanmış bir terör örgütünün hain darbe girişiminin yaşandığına değinerek, şunları söyledi:

"O gün 251 vatandaşımızın şehit olduğu, Meclisimizin bombalandığı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bombalandığı, demokrasinin, anayasanın ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir geceydi. O gece Türkiye'de ezanın, demokrasinin, anayasanın ve Türk bayrağının ortadan kaldırılmasına yönelik bir işgal girişimini yaşadık ama hamdolsun milletimiz bu işgal girişimine, bu hayasızca akına 'dur' dedi, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iradesine sahip çıktı.”

Türkiye'de sistem istikrarlı olmayınca bu gibi devlet içine nüfuz etmiş yapıların oluşabildiğini anlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Devlet içinde bürokratik bir yapı güçlü olursa, siyaset ve millet güçlü olmazsa bu tür yapıların çıkmasına da imkan doğuruyor. Bu tür yapılarla mücadele anlamında da Türkiye'de milletin söz sahibi olduğu bir sistemi hep beraber yapacağız. Anayasayı ortadan kaldırmak için çalışanlara karşı mücadele de hukuk ve adalet çizgisinde yapılıyor. Bakın 'O gece siz şunu yaptınız' diye kimse, hiçbir güvenlik gücü o hainlere karşı, onların yaptığı gibi yapmamıştır. Ne yapmıştır? Tutmuştur, almıştır mahkemelerin, yargının, hukukun önüne çıkarmıştır. Anayasaya ve hukuka göre de bugün bu kişiler yargılanmaktadır. Cezaları neyse de bağımsız mahkemeler bu kararı vereceklerdir ama yıllarca vesayet odaklarıyla, bürokratik oligarşiyle, bu tür illegal yapılarla, çetelerle, mafyalarla hep birlikte mücadele ettik. İnşallah bu mücadeleyi de kesintisiz bir şekilde sürdüreceğiz"

Bakan Gül, hakim ve savcıların üçte birinin FETÖ üyesi olarak 15 Temmuz'dan sonra ihraç edildiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, paralel devlet yapılanması konusunda daha önce uyarılarda bulunduğunu anımsatan Gül, "O gün yalnız bırakılan Cumhurbaşkanımızın ne kadar haklı olduğu bugün bir kez daha ortaya çıkmıştır." yorumunu yaptı.

“ASLA ADALETTEN ŞAŞMAYIZ”

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine de değinen Gül, Türkiye'nin bu noktada kararlılığını ve vizyonunu ortaya koyduğunu ancak AB'nin Türkiye'ye hak ettiği desteği vermediğini anlattı.

Abdulhamit Gül, Türkiye'de hukukun işlediğine dikkati çekerek, hukukun üstünlüğünü en büyük güvenceleri ve her zaman temel prensipleri olarak niteledi.

“ÜLKEMİZİ TERÖR ÖRGÜTLERİ BELASINDAN KURTARAN BİR TÜRKİYE VAR”

Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik konumuna işaret eden Gül, "PKK'sı, YPG'si, FETÖ'sü, DHKP-C'si hepsi bizim yanı başımızda ve bu örgütlerle mücadele eden bir Türkiye var. DEAŞ ile mücadele ederek Fırat Kalkanı'nda, yine DEAŞ ve PKK/YPG ile Zeytin Dalı Harekatı'nda mücadele ederek, ülkemizi terör örgütleri belasından kurtaran bir Türkiye var" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlılığı ve liderliği sayesinde Afrin'de çok başarılı bir operasyon gerçekleştirildiğini belirten Gül, şunları dile getirdi:

"Cumhurbaşkanımızın bu kararlılığı olmasaydı belki bugün hükümetimizin bu kararlılığı ve kararı olmasaydı hala Kilis, Gaziantep, Hatay ve belki de daha diğer şehirlerimizi terör örgütleri bombalarla, füzelerle hala tahrip ediyor ve saldırılarını sürdürüyor olacaklardı ama hamdolsun Mehmetçiğimizin kararlı ve dirayetli duruşuyla çok önemli bir başarı elde edilmiştir. 18 Mart'ta Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde tarihi bir başarı elde edilmiştir. Ben bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum, gazilerimize de yine Rabbimden acil şifalar diliyorum.”

Gül, Türkiye'nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığı vurgusunu yaptı.

Türkiye'nin kendi topraklarından bir çakıl taşını bile vermeye de asla niyetinin olmadığını söyleyen Gül, "Ölürüz ama asla öyle bir çakıl taşımızı bile verdirmeyiz, vermeyiz. Vatandaşlarımızın huzurunu, birliğini, dirliğini, Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle bir vatandaşımızın bile huzurunu, güvenliğini asla tehlikeye atmayız. Bu konuda her türlü tedbiri alırız. İşte Afrin'de olan da budur. Uluslararası meşruiyetten kaynaklanan bir hakkı ortaya koyduk. Elbette o saldırılar bitince yine kendi ülkemize, kendi topraklarımıza gidip vazifemizin başına elbette dönülecek" ifadelerini kullandı.

Bakan Gül, Türkiye'yi tehdit eden bütün unsurlarla mücadelenin süreceğini kaydetti.

"Türkiye esasen Avrupa'nın da bir güvenlik kapısıdır" diyen Bakan Gül, bu mücadelenin Avrupa'nın güvenliği için de verildiğini belirtti.

Gül, "Bu konuda maalesef gereken desteği de görememek elbette bizim açımızdan değil ama hakikat adına üzücü bir tablodur. Birileri bunu kabul etse de takdir etse de etmese de biz bize yakışanı yapacağız" değerlendirmesini yaptı.

Terör örgütleriyle mücadele ederken hukuktan asla vazgeçilmeyeceğini ifade eden Gül, "Bu mücadeleyi hep birlikte yapacağız, Türkiye'de kesintisiz bir şekilde demokratikleşme, hukuk reformlarını, yargı reformlarını artırarak sürdüreceğiz" diye konuştu.

Yurt dışındaki vatandaşların da hukuki anlamda, ana dili anlamında yaşadığı sorunları çözme konusunda çaba sarf edileceğini dile getiren Bakan Gül, şunları anlattı:

"Burada asla kendinizi misafir gibi görmeyin. Sizler artık bu ülkenin vatandaşlarısınız ve bu konuda da ortak güvenceleriniz, hukuki uluslararası güvenceleriniz var. Asla içinize kapanık olmayın. Kendinizde, çocuklarımızda, gelecek nesillerimizde öz güveni en güçlü şekilde tutun. Bu konuda da buradaki siyasal katılımları, demokratik haklarımızı en güçlü şekilde yerine getirin”

Adalet Bakanı Gül, Türkiye'nin her zaman yurt dışındaki vatandaşlarının yanında olduğunu sözlerine ekledi.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←