BOZDAĞ, YOZGAT’IN AKDAĞMADENİ İLÇESİNDE BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI A+ A-
28.03.2017

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ​Bozdağ, "Cumhurbaşkanı kendi seçimi yenileme kararı aldığı zaman cumhurbaşkanının 3. dönem seçilme yetkisi yoktur. Parlamento aldığında bu hak var. O da kötüye kullanmayı önlemek için getirilmiş bir mekanizmadır. Sayın Kılıçdaroğlu bu büyük gerçeği milletin gözünde çarpıtmaktadır” dedi.

Bakan Bozdağ’ın açıklamaları şu şekilde:

BÜYÜK TELAŞ İÇİNDE, HAYIR ÇIKMASI İÇİN UĞRAŞIYORLAR

Öncelikle şunu ifade etmekte fayda görüyorum; Türk halkı 16 Nisan’da Türkiye’nin hükümet sistemini değiştirmek için sandığa gidecek. Vereceği ‘Evet’lerle Almanya’nın değil, Türkiye’nin hükümet sistemini değiştirecektir. Ancak sizin de ifade ettiğiniz gibi Alman gazeteleri Almanca, Türkçe attıkları manşetlerle Türkiye’deki halkoylamasında ‘Hayır’ın çıkması için büyük bir çaba içerisindeler. Sadece gazeteler değil devlette aynı gayreti görüyoruz. Hollanda’da, Avusturya’da, İsviçre’de, Belçika’da pek çok ülkede benzer bir gayreti görüyoruz. Büyük bir telaş içindeler ve bu telaşla da Türkiye’ye saldırmaya ve Türk halkının iradesini etkileyerek buradan ‘Hayır’ çıkması için uğraşıyorlar.

ATATÜRK BÜYÜK DEĞİŞİME ‘EVET’ DERDİ

En son verdiğiniz örnekte olduğu gibi devletimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü alet ederek, “Atatürk olsaydı ‘hayır’ derdi” şeklinde bir manşetle çıkıyorlar. Ama ben buradan şunu çok net ifade etmek isterim. Atatürk olsaydı bu ittifakların hepsini çok iyi değerlendirir yapılan sistem değişikliğini, Türkiye’yi nasıl bir büyümeye, gelişmeye, sıçramaya ve yeni döneme hazırlamaya katkı sağlayacağını göreceği için Atatürk büyük değişime aziz Türk milletiyle beraber ‘Evet’ derdi.

ATATÜRK CHP’YE KIZARDI

Ben hatta hep şunu ifade ediyorum ‘Bölücü terör örgütü PKK, DHKP-C, FETÖ, DEAŞ dahil bilumum terör örgütleri şu anda Türkiye’deki halkoylaması sürecinde aziz milletimizin iradesini baltalamak ve ‘Hayır’ çıkması için uğraşıyor. Şimdi Atatürk eğer mezarından kalksaydı, esasında CHP Sayın Genel Başkanına ve ekibine kızardı. ‘Benim kurduğum devleti, benim kurduğum cumhuriyeti ve benim aziz milletimi 40 yıldır bölmekle, parçalamakla uğraşan ve bu hedefine ulaşmak için askerimizi, polisimizi onca sivil insanımızı şehit eden terör örgütüyle aynı hedefe nasıl siz koşuyorsunuz, nasıl aynı hedef için çalışıyorsunuz?” diye herhalde öncelikle Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine kızar ‘Yaptığınız yanlış, gittiğiniz yol yanlış yoldaki arkadaşlarınız o yoldan daha büyük bir yanlış, bundan vazgeçin’ derdi. Vazgeçmezlerse de onlara kızardı.

ATATÜRK’Ü PROPAGANDAYA ALET EDİYORLAR

Ben inanıyorum ki Atatürk hayatta olsaydı Türkiye’nin ve Türk milletinin geleceği için siyasi istikrarın, güçlü iktidarın, kuvvetler ayrılığının etkin ve hızlı karar alarak Türkiye’yi yönetmenin bu millete neler kazandıracağını en iyi bilenlerden olacağı için mutlaka ben ‘Evet’ diyeceğine inanıyorum. Ama gördüğünüz gibi Avrupalılar Atatürk’ü bu propagandaya alet ederek milletimizin Gazi Mustafa Kemal’e olan sevgisini istismar yolunu seçmişlerdir. Bu millet terör örgütleri ve zayıf Türkiye isteyenleri, istikrarsız Türkiye isteyenleri, Türkiye’nin gücünün azalmasını isteyenleri ve bu ülkeyi bölmek isteyenleri çok iyi görecek ve onların tuzaklarına düşmeden yoluna devam edecektir.

MECLİSİ CUMHURBAŞKANINA KARŞI GÜÇLÜ KILAN DÜZENLEMELER VAR

Sayın Kılıçdaroğlu bir yandan büyük çarpıtmalar yapıyor bir yandan da büyük yalanlar söylüyor. Bunları ayırmakta bizde zorlanıyoruz, takip etmekte de zorlanıyoruz. Türkiye Anayasası’nın 116. maddesi Cumhurbaşkanına belli şartların varlığı halinde TBMM seçimlerini yenileme hakkı veriyor. Nitekim 7 Haziran seçimleri sonrasında oluşan parlamento Cumhurbaşkanımızın bu yetkiyi kullanması suretiyle seçime götürülmüştür ve 1 Kasım’da da bu seçim yenilenmiştir. Bu ilk defa anayasada olan bir şey değil anayasada hali hazırda mevcut olan bir şeydir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Türk halkından sakladığı ilk defa anayasaya konan ve meclisimizi yürütmeye karşı Cumhurbaşkanına karşı güçlü kılan 2 tane düzenleme vardır.

MECLİS GÜÇLENDİRİLDİ

Birisi şu: Cumhurbaşkanı mevcut Anayasa’da olduğu gibi yine TBMM seçimlerini yenilenmesine karar verebilecektir ama bu takdirde kendi seçimini de yenileyecektir. 7 Haziran’da karar verdi, kendi seçimini yeniledi mi, yenilemedi mi? Şimdi yeni Anayasa diyor ki, Cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanabilir ama kendi seçimini de yenilemek zorundadır. Yeni seçilmiş bir cumhurbaşkanı bir daha seçilip seçilmeyeceği, aday olup olmayacağı belli olmayan bir dönemde 5 yıllığını yakıp, meclis seçim kararını alabilir mi? Biz Cumhurbaşkanı seçimi yenilemesi halinde kendi seçimini de yenilenmesinin zorunlu anayasal kuralı olarak getirmek suretiyle bu yetkinin ve hakkın keyfi kullanımını engellemek için bir düzen koyduk, bu meclisi güçlendirdi.

SEÇİM YENİLEME YETKİSİNİN KEYFİ KULLANILMASINA İZİN VERMİYOR

Şimdi ilk defa meclise de kendi seçimini yenileme kararı almak suretiyle Cumhurbaşkanı seçimini de yenileme imkanı verdik. TBMM’nin bugün kendi seçimini yenileme kararı almak suretiyle de olsa cumhurbaşkanı seçimini yenileme hak ve yetkisi yok. İlk defa bu düzenleme meclise bu hak ve yetkiyi veriyor. Bu da parlamentoyu güçlendiriyor. Ama meclise de bir müeyyide getiriyor. Sen cumhurbaşkanının seçimini keyfi yenilemek için bir yola gidemezsin kendi seçimini yenilersen ancak onu yaparsın. Dikkat edilirse hem cumhurbaşkanına hem de TBMM’ne seçimleri yenilerken kendi seçimlerini yenilenmesi kuralını da getirmek suretiyle bu yetkinin keyfi kullanımının önüne geçen de bir düzen kuruluyor.

PARLAMENTO SEÇİM KARARI ALIRSA VAR, CUMHURBAŞKANI ALIRSA BU HAK YOK

Sayın Kılıçdaroğlu şunu söylüyor, ‘Efendim son dönem bir daha cumhurbaşkanı seçimini yenilemek suretiyle 3. dönem seçim hakkı elde edebilir.’  Bu büyük bir yalan, aynı zamanda Anayasa’nın büyük bir çarpıtmasıdır. Bu durum parlamento bunu yaparsa yani 5 yıllık kazandığı süreyi elde etmek için cumhurbaşkanına bunu yaptığı zaman, ona bir müeyyide getiriyor, sen bunu keyfi kullanma diye bir müeyyide getiriyor. Cumhurbaşkanı kendi seçimi yenileme kararı aldığı zaman cumhurbaşkanının 3. dönem seçilme yetkisi yoktur. Parlamento aldığında bu hak var. O da kötüye kullanmayı önlemek için getirilmiş bir mekanizmadır. Sayın Kılıçdaroğlu bu büyük gerçeği milletin gözünde çarpıtmaktadır.

ÇİFTBAŞLILIK DOĞRUYSA HER YERDE SAVUNSUNLAR

Sayın Kılıçdaroğlu herhalde CHP dönemine özlemleri var, biliyorsunuz İnönü döneminde, Valiler aynı zamanda il başkanıydı. CHP’nin geçmişte böyle bir uygulaması var. Herhalde o uygulamaya özlemle bunu söylüyor, bu tamimiyle büyük bir iftiradır, böyle bir şeyin olması söz konusu değildir. Bizim çift başlılık dediğimiz şey Cumhurbaşkanı ile hükümet arasındaki çift başlılığı ortadan kaldıran yürütmeyi iki ortağın eliyle sağlanmasını önleyip tek kişi ve tek başlı bir yürütmeyi esas alan bir düzenleme yapıyoruz. Şu anda Türkiye’de kaymakam, vali, muhtar bir, dikkat ederseniz belediye başkanı bir, meclis başkanı, cumhurbaşkanı bir. Ama sadece yürütmeye geldiği zaman çift başlılık var. Neden muhtarlık, belediye, kaymakam, valilik, meclis başkanı hatta CHP genel başkanlığı için tek başlılığı sayın Kılıçdaroğlu önemsiyor, doğru görüyor da Türkiye’nin yürütme organı olan, yürütme yetkisini olan yerde çift başlılığı savunuyor. Eğer doğruysa her tarafta bunu savunması lazım. Bakıyorsunuz, başka yerde itiraz ediyor ama buraya gelince çift başlılığı müdafaa ediyor.

TÜRKİYE’NİN YENİ KAVGALARA HARCAYACAK VAKTİ YOK

Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanlar arasındaki kavgalardan çok çekmiştir, bundan sonra yeni kavgalara harcayacak vakti Türkiye’nin yoktur. Artık kavga etmeden milletimize, devletimize eser kazandırmak için mücadele dönemidir, Kılıçdaroğlu’nun bu söylediği büyük bir yalan ve zihin karışıklığına yol açmak için yapılan şeydir. Ay yıldızlı al bayrağın yanında hiçbir bayrak olmayacağı gibi valilerin yanında da il başkanları veya başka birileri asla olmayacaktır.

HERHALDE BİR YALAN ÜRETME HEYETİ VAR

Bu seçime yaklaşırken Kılıçdaroğlu’nun söyledi son yalandır, yeni yalanlarını da bekliyoruz, milletin aklını karıştırmak için neler söyleyecek, onu da merakla bekliyoruz. Ben bile merak ediyorum çünkü her gün yeni bir şey yumurtluyorlar. Ben de bu anayasa çalışmalarında olan birisi olarak ve mutfağı da bilen birisi olarak bakıyorum, yani burada da yok bu, orada da yok bu, şurada da yok bu. Nereden çıkarmışlar bunu oturup oturup uyduruyorlar, yani bu gün milleti nasıl meşgul ederiz akılları nasıl karıştırırız diye herhalde bir yalan üretme heyeti var, onlar üretiyor ertesi gün de pazarlıyorlar.   

TÜRKİYE’NİN İSTİKLALİ, İSTİKBALİ VE BEKASI İÇİN SANDIĞA GİDİN

Olumlu görüyorum, Türk halkı özellikle yurt dışındaki yaşayan vatandaşlarımız batılı ülkelerin Türklerin sandığa gitmesini engellemek için onları korkutmak için ve onların oylarının rengini değiştirmek için yaptıkları bütün bu baskıları birinci elden yaşadılar, doğru gördüler ve ben eminim ki yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız bütün imkanlarını zorlayarak sandığa gelecekler, demokratik seçim hakkını kullanacaklar ve halk oylamasında Türkiye’nin Türk milletinin istiklali, istikbali ve bekası için ‘Evet’ diyeceklerdir ve en büyük cevabı da böyle vereceklerdir.

AVRUPALI ÜLKELERE VERİLEN CEVAPTAN MUTLUYUM

Kendilerinin üzerine polisleri ellerinde köpekleriyle beraber saldıranlara en güzel cevabı sandıkta demokrasiye, milli iradeye, hukuk devletine güç katan büyük anayasa reformuna ‘Evet’ diyerek vereceklerini, ben katılımı çok iyi görüyorum, inşallah seçim bitine kadar da diğer bütün vatandaşlarımızın oylarını kullanmaları gerekir, kullanacaklarına inanıyorum. Buradan da bütün yurtdışındaki vatandaşlarımızı sandıklara gelmeye, oylarını kullanmaya ve Türkiye’nin bu demokratik dönüşümüne ‘Evet’leriyle destek vermelerine aynı zamanda terör örgütlerine ve kendilerine sokakta, salonda toplanma hakkı tanımayan Avrupalı ülkelere bu anlamda bir cevap vermeye davet ediyorum. Onlar zaten kararlarını vermişler, onu da görüyorum, ondan da mutluyum.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←