ADALET BAKANI GÜL: İTTİFAKIN MERKEZİNDE HALK VARDIR A+ A-
13.03.2018

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anayasa’da seçimlerin nasıl yapılacağının hüküm altına alındığını belirterek, "Bizim ittifakımızın adı Cumhur İttifakı'dır.  Cumhur, halk demektir. Bu ittifakın merkezinde halk vardır, millet iradesi vardır, milletin rızası vardır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

GELECEK GÜZEL GÜNLERE İNANÇ ARTTI

Görüşmelerde hükümet adına söz alan Adalet Bakanı Gül, milletlerin zor dönemlerden geçerken kendilerine umut olacak bir ses aradıklarını belirterek, o sesle umutsuzluğun yok olduğunu, gelecek güzel günlere inancın arttığını söyledi. İstiklal Marşı'nın TBMM'de kabul edilişinin 97. yıl dönümü olduğunu anımsatan Gül, büyük dava adamı ve vatan şairi Mehmet Akif Ersoy'u rahmet ve minnetle bir kez daha andığını söyledi.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ DAHA DA KUCAKLAYICI BİR SİSTEM

Genel Kurulda görüşülen kanun teklifinin, genel hatlarıyla mahalli idareler seçimi, ittifak ve seçim güvenliğine ilişkin düzenlemeleri içerdiğini belirten Bakan Gül, "Seçim güvenliği, demokrasinin güven içinde olması demektir. Dürüstlük, millet iradesine saygının bir gereğidir. Demokrasilerde söz ve karar milletindir, milli egemenliğin asli sahibine aittir. Millet iradesinin üstünlüğü de işte bu saygıyı gerektirmektedir." dedi.

Seçimlerin güvenli ve tarafsız bir şekilde yürütülmesini sağlayacak ilave tedbirler geldiğini vurgulayan Gül, vatandaşların seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvence altına alınmasının amaçlandığını belirterek, şöyle konuştu:

"Teklifteki bu maddelerin ruhunu, 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimine karşı Cumhurbaşkanımızın, 'Milletin iradesinden başka hiçbir güç tanımadım' diyerek, aziz milletimizle beraber milli iradenin savunmasını yapan, bir destan yazan milletimizin 7 Ağustos'ta Yenikapı ruhuyla bir araya gelmesinin ruhunu taşıyan bir mana vardır. 16 Nisan'da milletimiz işte bu ruha oy vererek, destek vererek, bu referandumda anayasa değişikliğini kabul etmiştir. Bu anayasa değişikliğinin bir sonucu olan, bugün karşımıza bu değişiklik teklifi gelmektedir. Bu değişiklikle artık bu hükümet sisteminin adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde krizler, koalisyonlar asla görülmemektedir. Bu sistemin garantörü bürokrasi aygıtı değil, bizzat milletin kendisi olan bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmiştir."

Koalisyonlarla ittifak arasında fark olduğuna vurgulayan Bakan Gül, "Koalisyonun, seçimlerden sonra sandıktan bir istikrarın çıkmaması üzerine farklı partilerin bir araya gelerek hükümet etme anlamında bir zorunluluk olduğunu, oysa ittifakın cumhurun ittifakı olarak milletin kendi iradesiyle arzu edenlerin bir araya gelmesine yönelik bir tercih olduğunu elbette kabul etmek lazım." dedi.

KAOS VE KRİZ TÜCCARLARINA ASLA YER YOKTUR

İttifaklar ve koalisyonların farklı iklimlerin kavramları olduğuna dikkati çeken Gül, şunları kaydetti:

"İttifakta milletin tercihine, kabulüne, rızasına sunulan bir araya geliş vardır. İttifakta siyaset mühendislerine, kaos ve kriz tüccarlarına asla yer yoktur. Seçimden önce ittifak modeliyle bir arada olma iradesini ortaya koyan partilerin, bir araya gelmesi de milletin önüne bir proje, bir gelecek vizyonu çıkarması anlamında çok önemli bir birlikteliktir. İşte ittifakın patronu milletin bizatihi kendisidir. İnşa edicisi yalnızca ve yalnızca millet olacaktır. Sandıktan milletin mutabakatı, iradesi çıkacaktır. Hükümeti de Meclisi de işte bu irade koruyacaktır. Hiç kuşkusuz siyasi ittifaklar halkın temayülünü sandığa, oradan da Meclise yansıtan, demokratik meşruiyeti daha derin bir yasama tablosuna hizmet edecektir."

"Cumhur koalisyonu" şeklindeki değerlendirmelere de değinen Gül, "Bizim ittifakımızın adı Cumhur İttifakı'dır. Cumhur, halk demektir. Bu ittifakın merkezinde halk vardır, millet iradesi vardır, milletin rızası vardır." dedi.

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN

Milletin tercihinden hiçbir zaman korkmadıklarını ve kaçmadıklarını vurgulayan Gül, "İşte bu sistem de bürokratik vesayetlerin, sandıkta vesayete açık, millete kapalı olan sistemin, tarihin çöp tenekesine gitmesi, milletin bihakkın hakim olduğu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir ittifakın imkanını sağlayan bir düzenlemedir." şeklinde konuştu.

Gül, kanun teklifinin, AK Parti ve MHP'nin geleceği için değil, Türk demokrasisinin geleceğinin daha zengin, demokratik katılımın artırılması ve sandığın gücünün daha da çok artırılması için hazırlandığına işaret etti. Türkiye'de bugüne kadar bütün seçimlerde ittifaklar yapıldığını anımsatan Gül, "Biz 'Koalisyonlar dönemi kapanacak' dedik, ama 'Milletin merkez, patron olduğu ittifaklar her zaman olacak' dedik. Bugün de onu yapıyoruz. Başka bir şey söylemiyoruz. Milletin paydasında, milletin geleceğine, milletin hakem olduğu, patron olduğu her zaman ittifaklar yapılacak. İşte, buna imkan tanıyan bir düzenlemeyi bugün Genel Kurulun huzuruna getiriyoruz." açıklamasında bulundu.

OY VERMENİN GİZLİLİĞİ SAĞLANACAK

Özellikle belli meslek mensuplarının ikamet ettiği lojmanda, aynı aileye mensup kişilerin oturduğu sitelerde oy vermenin gizliliğinin sağlanması açısından da bu düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Bakan Gül şöyle konuştu:

"Yine, 298 sayılı kanunda muhtarlık bölgesi askı listeleri askıya çıkmakta, seçime katılan tüm partilere de elektronik ortamda bu bilgiler verilmektedir. Askıya çıkan o listeler muhtarlıktaki bütün seçmenlerin de kontrolüne sunulmaktadır. İtirazlar üzerine de yine liste güncellenmektedir. Askı sürecinde her türlü itiraz ilgililer tarafından yapılabilmektedir. Dolayısıyla bu sandıkların da yine Yüksek Seçim Kurulu tarafından bu şekilde bir değerlendirme imkanı vardır. Burada seçim güvenliğini sağlamaya yönelik bir düzenleme söz konusudur. Asla bir partiye ya da farklı bir yere farklı bir netice doğmasına yönelik bir düzenleme değil, bu seçimlerin güvenliği hususunda görülen bir ihtiyaçtan dolayı yapılan bir düzenlemedir."

Siyasal ve demokratik katılımı çok artıracak ve birçok partinin ve siyasal kesimin de Mecliste temsiline imkan tanıyacak bir düzenlemenin Genel Kurulda görüşüldüğünü anlatan Bakan Gül,  "Yüzde 1-2 gibi küçük sayılabilecek ve Mecliste temsil edilemeyecek birtakım görüşlerin, Türkiye'deki farklı temsil ve kesimlerin de Mecliste bu anlamda temsiliyetini sağlayacak bir düzenlemedir. Elbette bir zorunluluk, bir icbar söz konusu değildir. Partiler talep ederse siyasi olarak karar verirlerse bu anlamda bir değerlendirme söz konusudur. Elbette Genel Kurulun oylamasıyla takdiriyle bu gündeme gelecek ve yasalaşacaktır." dedi.

VALİLERİN GÖZETİMİNDE VE DENETİMİNDE BİR SEÇİM GERÇEKLEŞMEYECEK

Düzenlemenin, seçmenlerin sandığa gitmesi anlamında pozitif bir katkısı olacağını vurgulayan Adalet Bakanı Gül, kanun teklifinin, siyasi partiler arasında ittifakın yapılabilmesine imkan getiren bir düzenleme olduğunu hatırlatarak, "Elbette yine siyasi partiler karar verecek ve seçmen de nihai kararı verecektir." diye konuştu.

"Valilerin, seçimlere müdahil olması hususundaki" eleştiriye de yanıt veren Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Valilerin gözetiminde ve denetiminde bir seçim gerçekleşmeyecektir. Anayasanın 79. maddesinde de düzenlendiği gibi yine seçim işlemleri ve seçim hukuku yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında gerçekleşecektir. Burada asla valilerin seçim hukukuna ilişkin, seçim işlemlerine ilişkin bir denetimi, gözetimi, bir kararı söz konusu değildir. Seçim güvenliğine ilişkin olaki bir mahalde, bir sandık bölgesinde yaşanan bir güvenlik meselesinden dolayı seçime katılamama, sandık güvenliğinin sağlanamaması hususunda bir değerlendirme olduğunda bu hususla ilgili talebi Yüksek Seçim Kuruluna ifade edecektir, Yüksek Seçim Kurulu son tahlilde karar verecektir. Yüksek Seçim Kurulu da yine her partinin de orada temsilcisinin bulunduğu yargısal bir organdır, anayasal bir organdır. Dolayısıyla valilerin bu konuda nihai karar verecek bir merci olmadığı, bu mercinin Yüksek Seçim Kurulu olduğu ve dolayısıyla da anayasaya uygun bir düzenleme olduğu elbette ifade edilmektedir."

İTTİFAK, BİZİM İCAT ETTİĞİMİZ BİR ŞEY DEĞİL

İttifakların Türk siyasi parti geleneğinde görülen bir uygulama olduğunu anımsatan Gül, şimdiye kadar birçok seçimde bunun örneklerinin görüldüğünü ancak Siyasi Partiler Kanunu'nda, 298 sayılı Kanun'da ve Milletvekili Seçimi Kanunu'nda bulunan engellerden dolayı bu ittifakların yasal olmadığını ifade ederek, "Şimdi yasak ortadan kalkmakta, yasal bir hale getirilmektedir. Elbette bunun kararını da siyasi partiler verecektir. Dolayısıyla ittifak yeni bulduğumuz, bizim icat ettiğimiz bir şey değil; siyasal organizmanın canlı bir şekilde duymuş olduğu ihtiyaçtır, biz bu ihtiyacı kodifiye ediyoruz, bir düzenleme imkanı getiriyoruz; yapılan düzenleme sadece budur." açıklamasında bulundu.

Düzenleme ile seçim kurulunun yetkisinin alınmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Gül, "Bütün bu işlemler, sandıklara yönelik işlemler, seçmen kayıtları, sandık kurulu başkanlarının ve üyelerinin belirlenmesi, hepsi ilçe seçim kurulu huzurunda Yüksek Seçim Kurulu marifetiyle kararıyla gerçekleştirilmektedir." dedi.

Adalet Bakanı Gül, mühür düzenlemesinin ise sandık kurulu üyelerinin bir ihmali Bakan Gül, teklifte, sandık başkanlarının kamu görevlileri arasından kurayla seçilmesi hususuna yer verildiğini ve dolayısıyla objektif bir düzenleme getirildiğini de sözlerine ekledi.

26 maddelik 'Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' TBMM Genel kabul edilerek yasalaştı.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←