2019-2020 ADLİ YIL AÇILIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ A+ A-
02.09.2019

2019-2020 Adli Yıl Açılışı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlene törenle gerçekleştirildi. Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni adli yılın yargı camiası başta olmak üzere ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yargı üzerinden, milletten ve hukuktan aldığı yetkiyle görevini yapan yürütme erki ile onun temsilcisi olan Cumhurbaşkanına saldırmak, aslında doğrudan siyasal alanı hedef almaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni'ndeki konuşmasında, yargının Anayasa'yı ve kanunları yapan yasama organından aldığı yetkiyle görevini yürüttüğüne işaret etti.

Kuvvetler ayrılığı sistemindeki yargı bağımsızlığının, bu erkin kendisine yargı yetkisi veren hukuk kurallarını eksiksiz bir şekilde uygulaması sorumluluğu ve gücünden kaynaklandığını anlatan Erdoğan, Hakimler Savcılar Kurulu üyelerinin Meclis ve yürütme tarafından seçilmesinin de aynı mantığa dayandığına dikkati çekti.

Ülkemizdeki demokratik sistemde Cumhurbaşkanı'na açılan alan, üstünlük bağlamında değil, tüm kurumların ahenk içinde çalışmasını gözetme noktasındadır. Yargı üzerinden, milletten ve hukuktan aldığı yetkiyle görevini yapan yürütme erki ile onun temsilcisi olan Cumhurbaşkanı'na saldırmak, aslında doğrudan siyasal alanı hedef almaktır. Kuvvetler ayrımındaki yerinin ötesinde, tamamen ideolojik ve bağnaz bir tahayyülle yargı bağımsızlığı sözünü gündemde tutanlar, en çok demokrasiye, cumhuriyete, milli iradeye zarar veriyor."

CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ, MİLLETİMİZİN, TÜM KURUMLARIMIZIN EVİDİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Anayasa değişikliği ile yargı bağımsızlığı kavramının, yargının tarafsızlığı ilkesi ile tahkim edildiğini belirtti. Buna rağmen, demokrasiyi ve onun kurucu unsuru olarak siyaseti mesnetsiz saldırılarla yaralamaya çalışmanın, en başta yargı kurumuna saygısızlık olduğunu ifade eden Erdoğan, bunun en güzel örneğinin de idare içerisinde kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri olan birtakım baroların Adli Yıl açılışını, sırf mekanından dolayı provoke etmeleri olduğuna değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Bu mekan şahsıma ait değil, bu mekan her zaman söylediğim gibi milletin evi ve devletin tüm kurumları bu mekanı rahatlıkla kullanma hakkına sahiptir. Üstelik                bu          meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin çoğulcu demokrasiyle bağdaşmadığı kabul edilen bir gerçek olduğu halde böyle bir tartışma yaşandı, yaşanıyor.” değerlendirmesinde bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halbuki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, bu gazi mekan, konferans salonu, sergi salonu, camisi, 15 Temmuz anıtı, tamamlanmak üzere olan kütüphanesi ve inşası süren müzesiyle, milletimizin, dolayısıyla da tüm kurumlarımızın evidir. Önümüzdeki dönemde ilk çözmemiz gereken meselelerden birinin, barolar başta olmak üzere tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin temsili demokrasiye uygun hale getirilmesi olduğuna da inanıyorum. Yargıtay ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlarımızı, bu bağnaz ve provokatif dayatmalara karşı gösterdikleri dirayetli ve demokratik duruş sebebiyle şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Yargı kurumunun nefasetine zarar veren, ülkemizdeki avukatların kahir ekseriyetinin hissiyatını ve tercihini de temsil etmediğine inandığım bu tür yanlışların ileride tekrarlanmayacağına inanıyorum.”

REFORMLARIN AMACI ADALETİN DAHA GÜÇLÜ TESİSİNİ SAĞLAMAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yıl önce kurucu genel başkanı olduğu partinin adının başına ‘adalet’ kelimesini getirmelerinin, sıradan bir tercih olmadığını vurguladı. İktidara geldikleri günden beri hep bu ideal uğrunda mücadele ettiklerini, pek çok reform hayata geçirdiklerini hatırlatan Erdoğan, “Anayasamızda ve kanunlarımızda yaptığımız değişikliklerin tek amacı, adaletin daha güçlü bir şekilde tesisini sağlamaktır. Temel           kanunların yenilenmesinden yargı mensuplarının özlük haklarının iyileştirilmesine, adliye binalarının modernleştirilmesinden istinaf mahkemelerinin kuruluşuna, yargıda hedef süreden e-devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesine kadar her alanda adalet sistemini geliştirecek tarihi reformlara imza attık.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı süreçlerini sadeleştirerek, uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirerek, önleyici hukuk uygulamalarını sisteme kazandırarak, Yargı Reformu'nu kısa sürede hayata geçirmekte kararlı olduklarını bildirdi. Demokrasiyi güçlendirmek, vatandaşların adalet beklentisine en yüksek cevabı vermek, uluslararası alanda Türkiye'nin hukuk devleti niteliğini güçlendirmek amacıyla yeni reform hazırlıkları içinde olduklarını belirten Erdoğan, yaklaşık 3 ay önce, aynı salonda Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni, hukukçular ve milletle paylaştıklarını anımsattı.

Erdoğan, “Tutukluluktan ifade özgürlüğüne, savunma hakkından adalete erişime kadar birçok alandaki reform vizyonumuzu, bu belgeyle ortaya koyduk. 'Güven veren ve erişilebilir bir adalet' anlayışıyla oluşturduğumuz Yargı Reformu Strateji belgemizin, hukuk camiasında ve kamuoyunda memnuniyetle karşılandığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

HAZIRLIKLAR SON AŞAMAYA GELDİ

Reform Belgesi'ndeki hedefleri hayata geçirmek için mevzuat değişikliği ile idari düzenlemeler konusundaki hazırlıkların son aşamaya geldiğini aktaran Erdoğan, asıl önemli olanın uygulamalar olduğunu dile getirdi. Gelecek dönemde devam ettirecekleri dinamik reform süreciyle, demokrasiyi güçlendirerek, milli iradenin üstünlüğünü daha da pekiştireceklerini ifade eden Erdoğan, “Yargı süreçlerini sadeleştirerek, uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirerek, önleyici hukuk uygulamalarını sistemimize kazandırarak, bu reformu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız.” diye konuştu.

YARGI REFORMU STRATEJİMİZİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİDİR

Erdoğan, hak ve özgürlüklerin korunması, geliştirilmesi, güvence altına alınması için kapsamlı bir İnsan Hakları Eylem Planı hazırladıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

“Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesini, hukukun üstünlüğünün, bununla birlikte bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasının temel şartı olarak görüyoruz. Kaliteli insan kaynağı, her alan gibi, adalet sisteminin iyi bir şekilde işleyişinin de temel şartıdır. Hukuk eğitiminin niteliğinin yükseltilmesi, Yargı Reformu stratejimizin en önemli unsurlarından biridir. Hakim ve savcı yardımcılıklarının ihdası, bu bakımdan gerçekten çığır açıcı bir yenilik olacaktır. Meslek öncesi ve meslek içi eğitimi de daha etkin hale getireceğiz. Bilirkişilik, yazı işleri hizmetleri, bilişim sistemi, tebligat, uzmanlaşma gibi yargı faaliyetlerinin destek unsurlarıyla ilgili reformları da ihmal etmiyoruz.”

Savunma hakkı ve bunun en önemli unsuru olan avukatlar konusunun da yargı reformu stratejisinin en önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Erdoğan, avukatlık mesleğine girişten stajlara kadar, bu konuda sorun yaşanan birçok uygulamayı değiştireceklerini anlattı. Erdoğan sistemi mümkün olduğunca sadeleştirerek, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına yol açan problemleri ortadan kaldırmayı hedeflediklerinin altını çizdi.

Cumhuriyet savcılarının takdir yetkilerinin genişletilmesinden, soruşturma aşamasının etkinleştirilmesine kadar, bu çerçevede pek çok yeniliği hayata geçireceklerini aktaran Erdoğan, özellikle ekonomik hayata doğrudan etkisi olan hukuk yargılamalarında sade ve etkin bir işleyişi temin etmekte kararlı olduklarını vurguladı. Yargı mensuplarının, mesai mefhumu gözetmeksizin, işlerini layıkıyla yerine getirmek için gösterdikleri gayrete yakından şahit olduğunu kaydeden Erdoğan, “Yeni reformlarla sistemi geliştirerek, güçlendirerek, ileriye taşıyarak, adaletin en etkin ve hızlı şekilde tecellisini sağlamak için sizlerle birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

DOKUZ AMACIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ ADALET SİSTEMİNİ GÜÇLENMESİNE KATKI SUNACAK

Törende bir konuşma yapan Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Kamuoyuna açıklanan Yargı Reformu Stratejisi'nde öngörülen dokuz amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesinin, adalet sisteminin daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inandığını dile getirdi. Cirit, “Bu bağlamda hakimlerin coğrafi teminatının olması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi açısından olumlu bir adımdır. Özellikle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yargıda şeffaflık, savunma hakkının etkin kullanılması, adalete erişimin güçlendirilmesi ve yargıda verimliliğin artırılması, her zaman her yerde önemini koruyan temel başlıklardır.” diye konuştu. Cirit, stratejideki reformların kısa süre içinde uygulamaya geçmesini beklediklerini kaydetti.

AVRUPA BİRLİĞİ'NİN TUTUMU TAM BİR SKANDAL

Cirit yargıya ilişkin konuların ön yargısız ortamlarda şeffaf şekilde, demokratik katılımla tartışılmasının, sorun çözme kapasitesinin gelişmesi bakımından önemli olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği Komisyonunun 29 Mayıs 2019 tarihli Türkiye raporunu eleştiren Yargıtay Başkanı Cirit, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından ağır ve önemli suçlardan mahkum olmaları sonucu cezaevinde bulunan hakim, savcı ve yüksek yargı üyelerinin ihraç edilmelerinin bir zorunluluk olduğuna dikkati çekti.

Başkan Cirit, şöyle devam etti:

“Çağdaş hukuk sistemlerinde bunun dışında bir seçenek olamayacağını bilmek için hukukçu olmaya da gerek yoktur. Durum bu kadar açıkken 'yargı bağımsızlığı' kavramını, terör örgütüne bağlılık olarak anlayan ilerleme raporundaki ifadeler, söz konusu raporu değersiz bir kağıt parçasına dönüştürmüştür. Siyasi bir organ olan Avrupa Birliği, hangi hukuk anlayışıyla ve nasıl bir meşru gerekçeyle kendisini Türk Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerine koymaktadır? Avrupa Birliği'nin bu tutumu, hukuk derslerinde okutulacak türden tam bir skandaldır.”

YARGININ İŞ YÜKÜ

Yargıtay’ın iş yükü ve personel sayısı hakkında da bilgi veren Cirit, süreçte Yargıtay tetkik hakimlerinin başka görevlere atanması nedeniyle verimlilik kaybı yaşandığını söyledi. Cirit, 2015'te 938 bin karar veren dairelerin, geçen yıl 511 bin karar verdiğini belirterek, Yargıtay’da yüzde 45'lik verimlilik kaybı yaşandığına işaret etti. Yargıtay’da verimliliğin bu şekilde azalmasının, adli yargı sistemindeki genel iş yüküyle mücadelede önemli bir zafiyete yol açtığını kaydetti.

Törende konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yeni adli yılın tartışmaların değil, barış ve huzurun müjdecisi olmasını temenni etti. Vatandaşların, avukatların sorunlara ilişkin kendilerinden beklentilerinin bulunduğunu aktaran Feyzioğlu, bu sorun ve beklentilerin birbirinden farklı ve bağımsız olmadığını dile getirdi. Feyzioğlu, Yargı Reformu Strateji Belgesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün destekleriyle, her kesimin katkısıyla hazırlandığını belirtti.

Törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Hakimler ve Savcılar Kurulu ve yüksek yargı organı üyeleri ile hakimler ve savcılar katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Şef Abdullah Alper Kurbani yönetimindeki Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu konser verdi.  Törende Yargıtay'ın kurumsal tanıtım filmi de gösterildi.

Sosyal Hesabında Paylaş
T.C. Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←